EMİTT 2026'da Küba'nın Büyüleyici Cazibesi ve Midyat'ın Tarihi Dokusu Seyahat Dünyasına Tanıtıldı
İstanbul Fuar Merkezi'nde 5-7 Şubat 2026 tarihlerinde düzenlenen EMITT – Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı, dünyanın dört bir yanından öne çıkan destinasyonları ağırladı. Fuarda, Küba'nın turizm potansiyeli ve Midyat'ın tarihi zenginliği dikkat çekti.
Küba, Kültür, Doğa ve Kolay Seyahatin Buluştuğu Cazibe
EMITT 2026'nın resmi katılımcılarından Küba, fuarda stratejik bir varlık gösterdi. Küba Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Raul Ernesto Madrigal Cardenas'ın katılımıyla düzenlenen standda, Küba Turizm Müşaviri Yanet Mora Ferguson, destinasyonun ayrıntılı bir sunumunu yaptı.
Mora Ferguson, "Küba, Karayipler'in en özgün ve popüler destinasyonlarından biridir. Tarih, cennet plajlar ve canlı kültürün karşı konulmaz birlikteliğini sunmaktadır" dedi. Sunumda Havana'nın kolonyal mimarisi, klasik arabaları ve müziği ile Türkiye bağlantısına (Atatürk anıtı ve İznik Vakfı duvar resmi) dikkat çekilirken; Varadero, Trinidad, Cienfuegos ve Santiago de Cuba gibi şehirlerin benzersiz özellikleri anlatıldı.
Küba standında, ziyaretçilere seyahati kolaylaştıran yenilikler de tanıtıldı:
Tamamen elektronik vize süreci (e-VisaCuba)
Alışveriş ve yakıt için "Tropical" kredi kartı
Ülkeye gitmeden alınabilen Cubaceltur SIM kartı hizmeti
Fuar, Küba'nın Avrupa, Asya ve Orta Doğu'daki seyahat acenteleri, DMC'ler ve tur operatörleriyle bağlantı kurmasına olanak sağladı. Çevre dostu girişimler ve özgün deneyimlerin öne çıkarıldığı görüşmelerde, başta Türkiye olmak üzere Balkan ülkelerindeki tur operatörleriyle ön anlaşmalar sağlandı.
Midyat, Taş Evler, Dar Sokaklar ve Kültürel Mirasın İzinde
Fuarın bir diğer öne çıkan katılımcısı ise Midyat Belediyesi oldu. Başkan Veysi Şahin'in öncülüğünde hazırlanan standda, ilçenin tarihi ve kültürel zenginliği vurgulandı.
Midyat'ın geleneksel taş evleri, dar sokakları ve zanaatkarlık geleneği fuar katılımcılarına aktarıldı. Belediyenin, tarihi dokuyu korumak için yürüttüğü restorasyon projeleri ve kentsel düzenleme çalışmalarına değinildi. Tarihi evlerin atölyelere dönüştürülerek kültürel mirasın yaşatıldığı bilgisi paylaşıldı.
Midyat Belediyesi'nin düzenlediği konser, sergi, festival gibi kültür-sanat etkinliklerinin yanı sıra, sosyal sorumluluk projeleri, çevre dostu girişimleri ve sürdürülebilir kalkınma çalışmaları da tanıtıldı. Bu çabaların, Midyat'ı Türkiye'nin önemli bir kültür merkezi haline getirdiğinin altı çizildi.
EMITT 2026, Küba'nın renkli ve hareketli dünyası ile Midyat'ın kadim ve sakin atmosferini seyahat profesyonelleri ve meraklılarıyla buluşturarak, iki benzersiz destinasyonun tanıtımına ev sahipliği yaptı.
Tarsus, İnanç Turizminin Kalbinde Saklı Bir Hazine
Türkiye’nin güneyinde, tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış kadim şehir Tarsus, inanç turizminin parlayan yıldızı olmaya aday.
Hz. İsa'nın havarilerinden Aziz Pavlus’un doğduğu kent olarak Hristiyan dünyasında kutsal kabul edilen Tarsus, İslam, Hristiyanlık ve Yahudiliğin kesiştiği bir inanç mozaiği sunuyor.
Tarsus’ta Dinler Arası Diyalog ve Kardeşlik Simgesi Altında Tarihi Ayin
Aziz Paulus’un doğum yeri olan Tarsus kentinde, dinler arası diyalog ve kardeşliğin simgesi olarak tarihi bir ayin gerçekleştirildi. Tarsus, bugün bile kültürlerin ve dinlerin kesişim noktası olmaya devam ediyor.
Bu olağanüstü kutsal ayin, 23 Nisan 2025 Tarihinde Aziz Paulus’a adanmış kilisede yapıldı. Etkinlik, Türkiye’nin Sicilya Fahri Başkonsolosu Domenico Romeo’nun önerisiyle ve FIJET Dünya Federasyonu’nun 70. kuruluş yıldönümü kutlamaları kapsamında Prof. Hüseyin Kurtoğulları’ın başarılı organizasyonuyla düzenlendi.
Aynı mekânda uzun zamandır benzeri bir ayin yapılmıyor olması nedeniyle, bu tören hem ruhsal hem de sembolik açıdan büyük anlam taşıdı.
Ayin, İtalya’nın Siracusa kentinde bulunan Palazzolo Acreide Aziz Paulus Bazilikası Başrahibi ve Rektörü Don Marco Politini ile Vatikan’daki Papalık Yaşam Akademisi Sekretaryası Koordinatörü Don Andrea Ciucci tarafından birlikte yönetildi. Tören, huşu ve açıklık atmosferinde gerçekleşti.
Ayin sadece Katolik inananların ve Palazzolo Acreide’den gelen, iki şehir arasında dostluk anlaşması imzalamak üzere Tarsus Belediye Başkanı tarafından davet edilen heyetin katılımıyla sınırlı kalmadı. Aynı zamanda çok sayıda Müslüman temsilci ve yerel yönetici, Tarsus Belediye Başkanı da dâhil olmak üzere çeşitli heyetler de törende hazır bulundu. Bu katılım, etkinliği gerçek bir diyalog ve karşılıklı saygı örneğine dönüştürdü.
Tören sırasında, 21 Nisan 2025 Pazartesi günü Roma’da hayatını kaybeden Papa Francis’e de sevgi dolu bir anma yapıldı. Papa Francis’in dinler arası diyalog, barış ve halklar arasında kardeşlik için gösterdiği bitmeyen çaba, hem Kilise’ye hem de dünyaya derin bir iz bıraktı. Ayinin tam da Aziz Paulus’un doğum yeri olan Tarsus’ta gerçekleştirilmesi, bu anlamı daha da derinleştirdi.
Aziz Paulus, halklar arasında diyalog ve karşılaşmanın simgesel bir figürüdür. Onun mirası bu ayinle tam anlamıyla onurlandırıldı. Bu tören, farklı inançlara rağmen saygı ve kardeşlik içinde bir arada yaşamanın mümkün, hatta gerekli olduğunu güçlü bir şekilde gözler önüne serdi.
Tarsus’ta gerçekleştirilen bu ayin aynı zamanda açık ve evrensel bir mesaj verdi: Barışa giden yol, ancak uzlaşma, dinleme ve inanç fark etmeksizin kadın ve erkekler arasında paylaşım gibi somut adımlarla mümkün olabilir.
Ayin sonrası Moderatörlüğü Hüseyin Kurtoğulları’ın Üstlendiği Panel yabancı katılımcıların olması dolayısıyla İngilizce dilinde gerçekleşti. Çeviri yapan Eyşan Büte özetle verdiği bilgilere göre
On Bin Yıllık Kadim Kent Tarsus Paneli
Tarsus Belediye Başkanı Ali Boltaç ve ekibinin, Tarsus şehrini vazgeçilmez bir turizm merkezi haline getirme vizyonu doğrultusunda yaptığı çalışmaların önemli bir sonucu olan Altın Elma Turizm Ödülü'nü Tarsus' un kazanması ile, dünyanın çeşitli ülkelerinden ve ülkemizden çok sayıda gazeteci, yatırımcı, turizm profesyoneli, arkeolog ve farklı mesleklerden yüz kişi, 22-23-24 Nisan'daki Tarsus'ta ağırlandı.
Bu kapsamda, 23 Nisan 2025 Çarşamba günü Tarsus St. Paul Kilisesi'nde, arkeolog, iş insanı, FIJET Başkan yardımcısı, Delal Atamdede, bu gezinin ve ödülün bir başlangıç olduğunu, Tarsus’u hak ettiği noktaya getirmek için önümüzde uzun bir yol olduğunu ve tüm katılımcıların bu yolda çalışmaya gönüllü ve niyetli olduğunu söyledi.
Panelde ayrıca, farklı kültürlerden, ülkelerden, dinlerden gelen tüm katılımcılar arasında ortak bir nokta olduğu vurgulandı : Akdenizli olmak. Tüm önyargılara, insanlar arasında ayrıştırma amaçlayan söylemlere karşı buradaki birlikteliğin bir cevap niteliğinde olduğu belirtildi.
Arkeolog Mark Fairchild, bu on bin yıllık kentin onlarca medeniyete ev sahipliği yaptığı tarihiyle dünyanın çok az ülkesinde bulunan bir kültürel hazineye sahip olduğunu ifade etti.
Panel sonrsında dünyaca ünlü devlet sanatçısı Şefika Kutluer, kilisede unutulmaz bir flüt konseri sundu. Klasik çok değerli eserleri yorumlayan sanatcı aynı zamanda kendi bestelediği eseri de büyük takdir topladı. Ayine renk katdı.
Tarsus'ta İnanç Turizmi Nasıl Olmalı?
Bu büyük potansiyel, henüz tam anlamıyla değerlendirilebilmiş değil.
Tarsus’un inanç turizminde gerçek bir cazibe merkezi olabilmesi için üç temel adıma ihtiyaç var. Tanıtım, altyapı ve sürdürülebilirlik.
Tarsus İçin Bir Vizyon, İnanç Turizminde Marka Şehir Olmak
Tanıtım; Aziz Pavlus Kuyusu, Danyal Peygamber Makamı, Ulu Cami, Kleopatra Kapısı gibi önemli ziyaret noktaları, sadece yerel halkın değil, dünya genelindeki milyonlarca inanç turisti için tanıtılmalı.
Kültür turları, tematik festivaller ve sempozyumlarla şehrin tanıtımı yapılmalı.
Uluslararası belgesellere konu edilmeli, sosyal medyada dijital kampanyalarla desteklenmeli.
Tarsus’un inanç turizmi potansiyelini harekete geçirmek için yalnızca tanıtım yeterli değil; aynı zamanda kurumsal bir vizyona ve projelere ihtiyaç var. Şehir kimliğini "İnançlar Kenti" olarak konumlandırmak, hem yerel hem de uluslararası ziyaretçiler için güçlü bir çekim merkezi oluşturabilir.
Altyapı;
Tarsus Belediyesi ve Mersin Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle yürütülecek projelerde, tarihi mekânların restorasyonu ve çevre düzenlemesi öncelik olmalı.
Tarihi mekânlara ulaşım kolaylaştırılmalı, ziyaretçiler için rehberli turlar, çok dilli bilgilendirme panoları ve teknolojik anlatım sistemleri (audioguide, artırılmış gerçeklik) kullanılmalı.
Bölgede nitelikli konaklama imkânları artırılmalı.
Kalkınma Ajansları, Çukurova Kalkınma Ajansı, turizm odaklı KOBİ’lere teşvikler sunarak yerel üretimi ve hizmet kalitesini artırabilir.
STK ve Akademi Dünyası, Tarsus Üniversitesi, inanç turizmi odaklı akademik çalışmalarla sürdürülebilir kalkınma stratejileri geliştirebilir. Tarih, ilahiyat ve kültürel miras alanındaki uzmanlıklar sahaya taşınmalı.
Yerel halkın da bu süreçte ekonomik olarak desteklenmesi, hem sahiplenme duygusunu hem de turizmin kalıcılığını artırır.
İnanç Turizminin Ekonomiye ve Topluma Faydaları
İnanç turizmi, yalnızca kutsal mekânları ziyaretle sınırlı değildir; aynı zamanda yerel ekonomiyi canlandıran, kültürel diyalogu teşvik eden güçlü bir etkendir. Tarsus’ta bu turizm modeli sayesinde:
Yerel esnaf, el sanatları ve yöresel mutfak tanıtımı ile ekonomik kazanç sağlar.
Gençler için rehberlik, tercümanlık ve kültür elçiliği gibi yeni iş alanları doğar.
Kadın kooperatifleri aracılığıyla ev yapımı ürünler ve hediyelik eşyalar turizme kazandırılır.
Şehirler arası ve uluslararası kardeş şehir projeleri ile kültürel diplomasi gelişir.
Rakamlarla İnanç Turizmi
Dünya genelinde inanç turizmi yılda 330 milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlıyor. Bu ziyaretlerin ekonomik hacmi ise 20 milyar doların üzerinde. Türkiye’nin bu pastadan aldığı pay henüz %5 civarında. Oysa yalnızca Tarsus bile bu oranın birkaç puan artmasına katkı sağlayacak potansiyele sahip.
İtalya'nın Assisi kasabası yılda 5 milyon inanç turistiyle ekonomisinin %60’ını bu alandan sağlıyor. Neden Tarsus da aynı başarıya ulaşmasın?
Tarsus'un Hak Ettiği Yerde Olması İçin...
Tarsus’un uluslararası düzeyde tanınan bir inanç turizmi destinasyonu haline gelmesi için kamu, yerel yönetimler, turizm sektörü ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte hareket etmesi şart.
Mersin Büyükşehir Belediyesi ve Tarsus Belediyesi'nin ortak çalışmalarıyla bir "Tarsus İnanç Rotası" hazırlanmalı; UNESCO Dünya Mirası Adaylığı süreci başlatılmalı.
Tarsus, tarih boyunca barındırdığı farklı inançların izleriyle adeta bir açık hava müzesi. Ancak bu hazineyi görmek, korumak ve dünyaya anlatmak bizlerin elinde. Eğer doğru adımlar atılırsa, Tarsus sadece Mersin'in değil, Türkiye'nin de yüz akı bir inanç turizmi merkezi olabilir. Sessiz sedasız akan Berdan Nehri’nin şahitliğinde, Tarsus artık küresel sahneye çıkmaya hazır.
Somut Projelerle Tarsus’un Yol Haritası
Tarsus İnanç ve Kültür Rotası, Dijital haritalar, mobil uygulamalar ve yönlendirme tabelalarıyla tüm kutsal alanları kapsayan bir yürüyüş rotası hazırlanmalı.
Uluslararası İnanç Turizmi Festivali, Her yıl düzenlenecek festival, dünya dinlerinden temsilcilerin katılımıyla barış ve kardeşlik mesajları vermeli.
İnanç Turizmi Ziyaretçi Merkezi, Yerli ve yabancı turistlerin bilgi alabileceği çok dilli bir tanıtım ve karşılama merkezi kurulmalı.
Kadın Kooperatifleri ve Yöresel Ürünler Pazarı, Ziyaretçilerin manevi yolculuklarını yerel tatlar ve el işi ürünlerle zenginleştirmesi sağlanmalı.
Barışın ve İnancın Şehri Tarsus
Dünyanın kutuplaştığı bir çağda, farklı inançların yüzyıllardır barış içinde yaşadığı Tarsus, insanlığa güçlü bir mesaj sunuyor: Birlikte yaşamak mümkün. Bu kadim şehir, doğru politikalar ve ortak akılla sadece turizmde değil, kültürel diplomasi alanında da örnek bir merkez haline gelebilir.
Bu nedenle, Tarsus’un geçmişi sadece tarih kitaplarında kalmamalı; bugünün ve geleceğin turizm vizyonunda da başrolde yerini almalı. İnançlar arasında köprü kuran, medeniyetler arası diyaloğu teşvik eden bir model şehir olarak Tarsus'un adını dünya tanımalı.
Konaklamadan söz edersek;
2025 yılı itibarıyla misafirlerine unutulmaz bir konaklama deneyimi sunan Tarsus’un Konak Butik Otelleri, tarihi dokusu ve modern konforu bir araya getirerek eşsiz bir atmosfer sunuyor. Otantik mimarisiyle adeta bir zaman yolculuğuna çıkaran bu şirin butik oteller, sağlıklı ve doğal malzemelerle donatılmış odalarıyla da dikkat çekiyor. Her detayın özenle düşünüldüğü konakta, geleneksel Türk misafirperverliğiyle harmanlanan hizmet anlayışı, misafirlerini kendine hayran bırakıyor.
Sakin ve huzurlu bir ortam arayanlar için ideal olan Tarsus Hotelleri, yıl boyunca yerli ve yabancı turistlerin gözdesi haline gelmiş durumda. Özel olarak tasarlanmış odaları, organik kahvaltı seçenekleri ve tarihi dokusuyla adeta bir şifa yuvası.
Konakladığımız, Tarsus’un tarihi dokusunu modern konforla buluşturan Burhanoğlu Konağı Butik Otel, 2025 itibarıyla bölgenin en dikkat çeken konaklama adreslerinden biri olmaya devam ediyor.
Osmanlı mimarisinin zarafetini yansıtan 13 odası ve toplam 28 yatak kapasitesiyle hem yerli hem de yabancı misafirlerine nostaljik bir atmosfer sunuyor.
Odaların her biri, Osmanlı padişahlarının isimlerini taşıyor ve geleneksel detaylarla dekore edilmiş.Misafirler, bu otantik ortamda konforlu bir konaklama deneyimi yaşıyorlar.
Burhanoğlu Konağı, sadece mimarisiyle değil, sunduğu hizmet kalitesiyle de övgü topluyor.Mersin’deki özel oteller arasında üst sıralarda yer alıyor.Misafir yorumlarında özellikle hijyen, güler yüzlü personel ve huzurlu atmosfer öne çıkıyor.
Son yıllarda sağlık turizmi, küresel düzeyde önem kazanan bir sektör haline gelmiştir. Sağlık turizmi, Medikal ve Termal kaynaklarla hastaların kaliteli sağlık hizmetleri almak için sınırları aşıp farklı ülkeleri tercih ettiği bir alanı kapsar. Bu eğilim, genellikle yüksek kaliteli sağlık hizmetleri, erişilebilir fiyatlar ve turistik deneyimi birleştiren bir çekim merkezi haline gelmiştir.
Sağlık turizmi, genellikle estetik cerrahi, diş tedavileri, organ nakilleri, fertilite tedavileri ve alternatif tıp gibi çeşitli sağlık hizmetlerini kapsar. Hastalar, uluslararası standartlara uygun tesislerde deneyimli sağlık profesyonellerinden hizmet almayı tercih ederler.
Bu sektör, hem hastalar hem de sağlık kuruluşları için bir dizi avantaj sunmaktadır. Hastalar, evlerinden uzakta yüksek standartlarda tedavi almanın yanı sıra, tedavi maliyetlerinde tasarruf sağlayabilirler. Aynı zamanda, sağlık kuruluşları da uluslararası hasta akını sayesinde gelirlerini artırabilir ve küresel düzeyde tanınırlık kazanabilirler.
Sakarya'nın Sağlık Turizmi Potansiyeli, Pazarlamada Yeni Yaklaşımlar,
Sakarya, eşsiz doğal güzellikleri, tarihi zenginlikleri ve termal kaynaklarıyla Türkiye'nin sağlık turizmi açısından önemli bir destinasyon haline gelmiştir. Sağlık turizminin tanıtımı ve pazarlaması için etkili stratejiler geliştirilmesi, bölgenin bu alandaki potansiyelini daha da artırması için Sakarya Turizm il müdürlüğünce Sakarya Sağlık Turizm Çalıştayı düzenledi.
Termal Kaynaklar ve Spa Hizmetleri
Sakarya'nın eşsiz termal kaynaklarıyla ve doğadan gelen şifanın spa hizmetleriyle, sağlık turistlerini çekmek hedefindeki çalıştayın sunuculuğu üstlenen Sema Bekçi mükemmel moderatörlük görevini de yürüttü.
Termal otelleriyle, modern sağlık tesisleri ve uzman kadrosuyla, bölgeyi sağlık turizmi için ideal kılan Sakarya’nın Sağlık Turizm Çalıştayına Sakarya kültür ve turizm il müdürü Süleyman Acar, Sakarya vali Yardımcısı Aslan Avşarbey, Muhsin Çatmadım, Sakarya üniversitesi rektörü Prof Dr Hamza Al, Sakarya Uygulamalı Bilimler Üni. Rektör yardımcısı Prof. Dr. Oğuz Türkay, Satso Y.K. Başkanı A. Akgün Altuğ
Ustas çalışanları, Belediye Başkanları başta olmak üzere çok sayıda akademisyenler, iş insanları, medikal doktorlar katıldılar.
Protokol açılış konuşmalarıyla başlayan çalıştayda doğanın sunduğu şifa ile zenginleştirilen bir deneyim ön plana çıkması, tarihin, kültürün, sağlıkla buluşması özetle Sakarya'nın tarihi ve kültürel mirası, sağlık turizmiyle birleştirilerek, turistlere hem şifa hem de tarih dolu bir deneyim sunulabilmesi vurgulandı.
Ajans Penna Kurucusu A. Çağatay Sayışman, çalıştayın teknik hizmetlerini ses düzenlerini, çalıştayda fikir sunanların kayıtlarını vs. kusursuz yürütdü. Duayen Yönetim Danışmanı, Girişimci Mentoru, Eğitmen, Stratejist Dr. Ş. Naci Adalılar Baş raportörlük görevi üstlendi.
Çalıştay, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası binasında 5 Toplantı salonunda 5 ana başlık altında yapıldı.
1.Sağlık Turizminde Tanıtım Ve Pazarlama; Moderatörü Düzce Üniversitesi Dr. Fuat Yalman.
2.Sağlık Turizminde Hukuk, Mevzuat Ve Etik İlkeler; Moderatörü Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Doç. Dr. Aziz Gökhan Özkoç
3.Sağlık Turizminde Sakarya'da İnsan Kaynakları; Moderatörü Sakarya Üniversitesi Prof. Dr. Ayşe Çevirme
4.Sağlık Turizminde Tedavi Öncesi Ve Sonrası Hizmetler; Moderatörü Sakarya Üniversitesi Prof. Dr. Mahmut Akbolat
5.Sakarya'da Destinasyon Yönetimi Ve Paydaşlar Arası İlişkiler; Moderatörü Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Dr.Öğr.Üyesi Didar Sarı Çallı.
Tüm konular masaya yatırıldı
Sağlık turizmin beraberinde bazı sorunları da dile getirildi. Dil bariyerleri, kültürel farklılıklar ve uzun seyahat süreçleri gibi zorluklar, hastalar ve sağlık kuruluşları arasında iletişim ve koordinasyonu zorlaştırması, Ayrıca, bazı durumlarda tedavi sonrası takip sorunların ortaya çıkabileceği gibi.
Sağlık turizmi, sınırları aşan bir sektör olma özelliği taşırken, dikkatlice yönetilmesi ve düzenlenmesi gereken bir alan olarak ön plana çıkmaktadır. Bu, hem hastaların güvenliğini hem de sağlık sektöründeki uluslararası işbirliklerini güçlendirmeyi amaçlamalıdır.
Tüm alınan sonuçlar yapılan son oturumda moderatörler tarafından ifade edildi, sonuç bildirgesinin ilgili makamlara iletileceği açıklandı.
Başkanlığını Ekonomi Gazeteciler Derneği (EGD) Başkanı Celal Toprak’ın yaptığı Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) bünyesinde çalışmalarını sürdüren Turizm Araştırma Geliştirme Platformu (TU-AR) “İnovatif Adımlar, Kadın Girişimciliği ve Markalaşma” Temalı Turizmde Yeni Arayışlar Zirvesinin 2. ncisini 22 Şubat 2022 Salı günü Gayrettepe Dedeman Hotelde Gerçekleştirdi.
Düzenlenen zirveye, Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, Ordu Belediye Başkanı Dr. Hilmi Güler katıldılar.
Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Hilmi Güler, “Ordu turizmini 12 aya çıkardık. Ordu’nun 300 şelalesi var. Kanyonları, yaylaları mevcut. gelin Karadeniz’in turizmini keşfedin”
Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, “Turizmde inovasyon tüm politikaların önünde olmalı”
YAPDER Başkanı Celal Topak “Turizm Araştırma Geliştirme Platformu olarak pandemi başladığından beri turizm sektöründe neler yapabiliriz, sorunlara çözüm nasıl bulabiliriz diye bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirmiştik. İlk önerilerimizden biri hibrid turizm oldu.”
Açılış konuşmalarında YAPDER Başkanı Celal Topak “Turizm Araştırma Geliştirme Platformu olarak pandemi başladığından beri turizm sektöründe neler yapabiliriz, sorunlara çözüm nasıl bulabiliriz diye bir beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirmiştik. İlk önerilerimizden biri hibrid turizm oldu. Önemli bir gelişme olarak da Antalya’da bir otelimiz hibrid turizmi başlattı, sonra dalga dalga yayıldı. Sonra online geziler başladı. Turizm sektörü ayakta durmak için çeşitli çalışmalara imza attı. Biz de elimizden geldiğince destek vermeye çalıştık. Vermeye de devam edeceğiz. Geçtiğimiz günlerde Düzce’de gerçekleştirilen kongrede de ilginç fikirler ortaya çıktı. TU-AR, Ekonomi Gazetecileri, Yeni Arayışlar Girişimi Platformu olarak bu fikirlerin toparlanması açısından çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ülkenin refahının yukarıya çıkması noktasında kendi işlerimizin yanı sıra yapılması gerekenlerin çalışması içerisindeyiz” dedi
“Turizmde inovasyon tüm politikaların önünde olmalı” diyen Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü, “Turizmin tüm ülkeler içinde önemli olduğunu vurguladı. Düzce’nin turizmde sıçrama yapmasını gelirlerini büyütmesini istihdamının artmasını sahip olduğu potansiyelin tam kapasiteyle harekete geçirmesi için ekip arkadaşlarıyla projeler ürettiklerini açıkladı.
Doğal turizm kaynaklarından şelale, Deniz, ormanlara ve Ankara -İstanbul ortasında lokasyona sahip olduklarını, Fındık aromatik bitkileri oluşunu, dört mevsimi yaşayan bir kentlerinin var olduğunu ifade etdi.
Ören yerleri hakkında Roma medeniyetinin en önemli eserlerinden olan iki bin yıllık Konuralp antik kente büyük önem verdiklerini ve arkeoljik kazıların devam etdiğini, 2023 yılında turizmin hizmetine sunacaklarının altını çizdi.
TÜRSAB ile birlikte proje yürüttüklerini, Koruköy Tabiat Parkı’ndaki 32 hektarlık alanı sürdürülebilir turizme kazandırıackalrını ilave etdi. 300 milyon TL’lik bir yatırımla beş yıldızlı otel ile konaklamaya katkı sağlıyacaklarını söyledi.
Özlü “Bilim sanayi ve teknoloji bakanlığım döneminde birbirini besleyen bilim, sanayi ve teknoloji politikalarının gelip dayandığı Ar-Ge, inovasyon ve tasarım olduğunu yaşayarak tecrübe ederek gördüm. Bu düğümü çözmemiz gerekiyor. Ar- Ge inovasyonun tüm politikalarımızın başına koymak zorundayız. Çünkü yaşadığımız çağda yeniliğin ve teknolojinin sonu yok.Endüstri 5.0’ın tartışıldığı son yıllarda artık turizmde inovasyonunda tüm platformlarda konuşulmasının zamanının geldiğini düşünüyorum.”dedi
Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Hilmi Güler, “Ordu turizmini 12 aya çıkardık Ordu’da üç ay olan turizm sezonunu 12 aya yaydık Düşünen Ordu, Üreten Ordu, Yarışan Ordu” Sözleriyle Turizmde önemli destinasyon olacaklarını işaretledi.
Güler, Sektörün temsilcilerine, yıldızlar ordusuna hitap etmekten mutluluk duyuyorum şeklinde sözlerine başladı. Güler, özetle “Yeni arayışlar başlığını sadece turizm, teknoloji değil, tüm konular hakkında yeni arayışlar peşinde olmamız gerek diye düşünüyorum. Dünya değişiyor. Şartlar değişiyor, onu aşmak en büyük hedefimiz olmalı. Yeni arayışlar noktasında Kar festivalleri de yapıyoruz. Karadeniz’in müthiş bir tarih kültür birikimi var. Yeniden keşfediyoruz Turizmin potansiyeli çok yüksek. İkinci potansiyelimizde kadınlarımız. İlimizi ve tüm Karadeniz’i kapsayan yeni bir turizm planı oluşturulmalı. Gemi seyahati, sağlık turizmi gibi alanlarda yenilikleri bölgeye kazandırabiliriz” dedi
Zirve de üç panel gerçekleşti.
“Turizmde Destinasyonun Markalaşmaya Katkısı” Konulu panelin moderatörüğünü Beyza Toksoy üstlendi. Randa medya kurucu ortak Dilruba Hocaoğlu, Kenan Yavuz Etnoğrafya müzesi Başkanı Kenan Yavuz, Bentour İstanbul Destinasyon Yönetmeni Turizm Marka ve Yönetim Danışmanı Sevda Yılgaz Panelistleri oluşturdu.
Seda Güler Moderatörlüğünde “Turizmde Yeni Arayışlar, Kış turizmi ve Alternatif Turizm Adımları” konulu panel gerçekleşti. Kastamonu Kadın derneği Genel Başkanı Emine Çelik, İletişim ve Marka Danışmanı Nur Undey, Kayseri Erciyes A.Ş. Yönetim kurul Başkanı Murat Cahit Cıngı, Wyndham Hotels-resorts Emea Türkiye Genel Direktörü Ayça Bilgin Beslen Panel konuşmacılarıydı. ;
“Turizmde İnovatif Adımlar, Kadın Girişimciliği ve İnovatif Adımlar” Konulu Panelde Moderatör Gülcan Tuğ, Konuşmacılar; Seven Tour Yönetim Kurul Başkanı Deniz Tüfekci, Maji sanat Galerisi Sahibi Gaye Donay, Holimax Yönetim Kurul Başkanı Ramazan Becer idi.
Zirve panel sonrası başarılı isimlere plaket verildi. Toplu fotoğraf çekimiyle son buldu