Asi-Der’den 7000 Yıllık Geleneğe Yakışır Yeni Yıl Buluşması: Umut, Dayanışma ve Kültür Aynı Sofrada
Kadim Antakya’nın Ruhu Yaşatıldı
Asi-Der Derneği, Geleneksel Yeni Yıl Buluşması “Ras es-Seni (Kuzelle)” etkinliğini 10 Ocak 2025 Cumartesi akşamı La Quinta by Wyndham Otel’de görkemli bir organizasyonla gerçekleştirdi.
Sıcak bir atmosferde geçen buluşmada, ASİ-DER üyeleri, iş insanları ve sivil toplum temsilcileri bir araya geldi.
Gecede; yemeğin, müziğin, eğlencenin, hüznün ve binlerce yıllık söylencelerin aynı sofrada buluştuğu anlamlı bir dayanışma atmosferi yaşandı.
Kadim Antakya’nın 7000 yıllık kültürel mirası, Süleyman Can Aslanyürek Orkestrası’nın eşsiz performansıyla yeniden hayat buldu.
Etkinlikte ayrıca 2025 yılı içerisinde üstün hizmet gösteren kişi ve kurumlara plaket takdim edilerek emek ve fedakârlık onurlandırıldı.
Tevfik Usluoğlu’ndan Birlik ve Umut Vurgusu
Asi-Der Derneği Başkanı Tevfik Usluoğlu, açılış konuşmasında salonda bulunan davetlileri sevgi ve saygıyla selamlayarak şu mesajı verdi:
“Bu yıla mirasımıza duyduğumuz şükran ve fark yaratma konusundaki yenilenmiş kararlılığımızla giriyoruz,”
“Bu gecede yalnızca bir yıl değişimini değil; umudu, dayanışmayı ve insanlık erdemini birlikte taşıyoruz. Kültürümüzü, inancımızı, geleneklerimizi ve kardeşliğimizi yaşatmak bizim en büyük sorumluluğumuzdur. Arap’ıyla, Alevi’siyle, Sünni’siyle tüm halkların barış içinde yaşadığı bir dünya idealini büyütmeye devam edeceğiz.”
Hep birlikte daha güçlüyüz
Usluoğlu ayrıca derneğin özellikle deprem sonrası yürüttüğü destek çalışmalarına dikkat çekerek, toplumsal dayanışmanın sürekliliğinin önemini vurguladı. “Hedeflerimiz arasında dil ve eğitim programlarını genişletmek, öğrenciler için bursları artırmak ve toplumumuzun yaşlı ve dezavantajlı üyelerine yönelik desteği güçlendirmek yer alıyor.” Konuşması, salonda büyük alkış aldı.
Asi-Der, Yardımlaşan, Birleştiren ve Kültürü Yaşatan Güç
Asi-Der Derneği yalnızca bir kültür derneği değil; insanı merkeze alan, farklılıkları bir araya getiren ve toplumsal dayanışmayı büyüten güçlü bir sivil toplum yapısı olarak öne çıkıyor.
Almanya’daki örgütlenme çalışmalarıyla sesini daha geniş kitlelere duyuran dernek; kültürel mirası yaşatmanın yanı sıra, zor zamanlarda dayanışma ağları kurarak toplumun yanında olmaya devam ediyor.
Bu anlamlı gece, Asi-Der’in birleştirici ruhunun ve Tevfik Usluoğlu’nun vizyoner liderliğinin güçlü bir yansıması oldu.
Geleceğe Taşınan Umut
Etkinlik, katılımcıların müzik eşliğinde coşkuyla kutlaması, dostlukların pekişmesi ve ortak değerlerin paylaşılmasıyla sona erdi.
2026 Vizyonunu Belirledi
Asi-Der ailesi, önümüzdeki yıllarda da kültürü yaşatan, toplumu buluşturan ve umudu büyüten etkinliklerle yoluna kararlılıkla devam edeceğini ilan etti.
İletişim dünyasında başarı artık yalnızca iyi ürün ya da kaliteli hizmetle sınırlı değil; markaların doğru zamanda, doğru stratejiyle hedef kitlelerine ulaşabilmesi her zamankinden daha kritik.
İşte bu dönüşümün merkezinde yer alan 5N1PR, kurulduğu günden bu yana fark yaratan bir vizyonla ilerliyor.
2016 yılında Kenan Kaffar ve Göksun Kuburlu tarafından kurulan 5N1PR, gazetecilikten gelen güçlü tecrübesini kurumsal iletişim profesyonelliğiyle birleştirerek bugün hem Türkiye’de hem de uluslararası alanda onlarca markanın güvenilir danışmanı haline geldi.
İletişimin Yenilikçi Yüzü
Halkla ilişkilerden sosyal medya yönetimine, medya stratejilerinden prodüksiyon ve dijital pazarlamaya kadar iletişimin her alanında hizmet veren 5N1PR, kurumların tüm ihtiyaçlarına “tek elden bütünleşik çözüm” sunuyor.
Ajans, değişen iletişim trendlerini yakından izleyerek teknolojik gelişmelere yatırım yapıyor; yapay zekâ destekli medya analizleri, yenilikçi kampanya kurguları ve dijital marka stratejileriyle fark yaratıyor.
Kenan Kaffar, “Sorumluluk Duygumuz, En Büyük Motivasyonumuz”
Sektörde güvenin ve istikrarın adresi haline gelen 5N1PR’ın kurucu ortağı Kenan Kaffar, ajansın başarısının ardındaki felsefeyi şöyle özetliyor:
“Kurulduğumuz günden bu yana en büyük motivasyonumuz sorumluluk duygumuz oldu. Doğruluğuna inandığımız alanlarda yenilikten asla kaçmadık, disiplinli çalışmayı prensip edindik. Bugün geldiğimiz noktada, sektöre değer katan, fark yaratan bir ekip olmanın gururunu yaşıyoruz.”
Kaffar, iletişimde ekibin gücüne de dikkat çekiyor
“Her şey çok hızlı değişiyor. Bu nedenle biz, yenilikleri takip eden, değişime açık, vizyoner bir ekiple çalışıyoruz. Uyum, disiplin ve yaratıcılık bizim en güçlü kaslarımız.”
Çok Yönlü Hizmet, Çok Sektörlü Deneyim
Finanstan gıdaya, ihracatçı birliklerinden sivil toplum kuruluşlarına kadar geniş bir yelpazede hizmet veren 5N1PR, farklı sektörlerde kazandığı tecrübeyle markalara derin bir bakış açısı kazandırıyor. Kaffar, ajansın bu yaklaşımını şöyle anlatıyor:
“Yaptığımız işin tek bir doğrusu yok. Bu yüzden değişime direnmek yerine dünyadaki tüm gelişmeleri yakından takip edip adapte olmayı önemsiyoruz. Bu yaklaşım, danışmanlık verdiğimiz kurumlara rekabette büyük avantaj sağlıyor.”
Geleceğe Yatırım, Yeniliğe Adanmış Vizyon
Geleceğe dair hedeflerini paylaşan Kenan Kaffar, 5N1PR’ın önümüzdeki dönemde teknoloji, dijitalleşme ve sürdürülebilir iletişim ekseninde büyüyeceğini belirtiyor:
“İletişimde teknoloji ve sosyal medya artık ayrılmaz bir bütün. Biz, global trendleri takip ederek kurumlarımızın değerini yükseltecek, stratejik iletişim yatırımlarımıza hız kesmeden devam edeceğiz.”
5N1PR: İletişimde Güvenin, Yeniliğin ve Stratejinin Adı
Gazetecilik köklerinden gelen habercilik disiplini, dijital çağın yenilikçi refleksleriyle birleşince ortaya yalnızca bir ajans değil; bir iletişim aklı doğuyor. Kenan Kaffar’ın vizyoner liderliğiyle 5N1PR, sektöre sadece yön vermiyor; iletişimin geleceğini yeniden tanımlıyor.
Türk Dünyasının Gururu, “Tomris Hatun” Ozoda İslomova
Özbek Kadın Hakları Derneği Başkanı Ozoda İslomova Türk Dünyasının Umudu Kadınlar İçin Çalışan Bir Lider
Özbek Kadın Hakları Derneği 4 Yılda 7000 Kadının Hayatına Dokundu
Demir anlamına gelen Tarihte ilk kadın hükümdar olan “Tomris Hatun” ismiyle çevresinde anılan Kadın Haklarının Güçlü Sesi, Özbek Kadın
Hakları Derneği Başkanı Ozoda İslomova’dan Uluslararası Başarı Öyküsü
4 Yılda 7.000 Kadına Ulaşan Örnek Çalışmalar
Kadınların sesi, hakkı ve geleceği için bir umut ışığı yakan Özbek Kadın Hakları Derneği, kısa sürede attığı büyük adımlarla yalnızca Özbekistan’da değil, tüm Türk Cumhuriyetleri’nde ve hatta uluslararası arenada yankı uyandıran bir başarı hikayesine dönüştü. Derneğin kurulduğu günden bu yana geçen yalnızca 4 yılda tam 7000 kadının hayatına dokunulması, bu başarının en somut göstergesi…
7.000’den fazla kadına eğitim, istihdam, hukuki destek ve Ramazan erzak yardımı gibi kritik hizmetler sunarak büyük bir sosyal dönüşüme imza attı. Dernek, başkanları Ozoda İslomova öncülüğünde yalnızca Özbekistan’ın değil, tüm Türk cumhuriyetlerindeki kadınların haklarını korumak ve güçlendirmek için çalışıyor.
Uluslararası Boyutta Hizmet Türk dünyasındaki kadınların sesi olmayı hedefleyen dernek, sponsorların desteğiyle daha büyük projelere imza atmayı planlıyor.
Eğitim, İstihdam ve Hukuki Destek Kadınlara Umut Olan Dernek
Eğitimden ekonomiye, hukuki danışmanlıktan acil yardıma kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren Özbek Kadın Hakları Derneği, kadınların toplumsal ve ekonomik hayatta aktif rol alması için mücadele ediyor.
Ramazan aylarında da binlerce aileye erzak yardımı ulaştırarak sosyal dayanışmanın örnek adresi haline geldi.
Bu başarıların arkasında ise vizyoner bir lider duruyor:
Ozoda İslomova, Cesaret ve Özverinin Lideri Derneğin başkanı Ozoda İslomova, kadın hakları konusundaki kararlı duruşu ve vizyoner liderliğiyle takdir topluyor.
Bir Liderden Fazlası, Ozoda İslomova
Sadece güçlü bir kadın hakları savunucusu değil; aynı zamanda toplumun her kesimine umut ve cesaret veren ilham verici bir figür. Onun önderliğinde şekillenen bu yolculuk, kadınların sesini daha gür çıkarmasını, haklarını bilmesini ve yaşamlarını kendi ayakları üzerinde inşa etmelerini mümkün kıldı.
İslomova’nın samimiyeti, kararlılığı ve kapsayıcı vizyonu, derneği kısa sürede uluslararası düzeye taşıdı. Artık dernek sadece Özbekistan’da değil, Tüm Türk Cumhuriyetleri’nden kadınların haklarını koruma misyonuyla faaliyetlerini sürdürüyor.
Uluslararası arenada da ses getiren projelere imza atıyor. İslomova’nın azmi ve kadın dayanışmasına inancı, Özbek kadınlarının geleceği için umut olmaya devam ediyor.
Gönüllü Destek ve Sponsorlarla Daha Güçlü Projelere Doğru
Bugüne kadar gönüllülerin ve destekçilerin katkılarıyla yürütülen çalışmalar, sponsorların da desteğiyle daha büyük ve kalıcı projelere dönüşmek üzere. Eğitim merkezleri, kadın sığınma evleri, mesleki gelişim atölyeleri ve çok daha fazlası artık hayal değil.
Kadınlar için daha adil bir gelecek hedefiyle yola çıkan Özbek Kadın Hakları Derneği ve Başkan Ozoda İslomova, destekçileri sayesinde çok daha güçlü projelere imza atacak.
Daha fazla kadına ulaşmayı ve toplumsal cinsiyet eşitliği için yeni adımlar atmayı hedefliyor.
Türk Dünyasının Kadınlarına Umut Oluyorlar Tüm Türk cumhuriyetlerindeki kadınların haklarını savunan, Mecidiyeköy Kerven Geçmez Sokak Keskin İş merkezindeki dernek, kardeş ülkeler arasında dayanışmayı güçlendiriyor. Özbek Kadın Hakları Derneği ve Başkanı Ozoda İslomova, yaptıkları örnek çalışmalarla takdir topluyor, kadınların hayatına dokunmaya devam ediyor.
Birleşmiş Milletler
Küresel Barış Konseyi ve BM Küresel Mükemmellik Ödülleri: İstanbul’da görkemli
Bir Gece
Yılmaz Parlar /
Özel Haber
5 Eylül 2024 Perşembe
Gecesi Hilton İstanbul Bakırköy’de gerçekleşen Birleşmiş Milletler Küresel Barış
Konseyi (UNGPC) ve BM Küresel Mükemmellik Ödülleri'ne ev sahipliği yaptı. Bu
görkemli etkinlik, uluslararası alanda öne çıkan parlak fikirlerin ve çabaların
onurlandırıldığı bir kutlama olarak gerçekleşti. Kültürel zenginlik ve seçkin
katılımcıların varlığı, ödül törenini unutulmaz kıldı.
UNGPC ve Mükemmellik
Ödülleri: Barış ve Kalkınmanın Sembolü
Birleşmiş Milletler Küresel
Barış Konseyi tarafından düzenlenen ve Abhigyane Vakfı'nın küresel ortaklarıyla
işbirliği içinde yürüttüğü BM Küresel Mükemmellik Ödülleri, barışı koruma ve
uluslararası işbirliğini teşvik eden bir platform sağlıyor. Bu ödüller, dünya
çapında reform, kalkınma ve barış inşası çalışmalarında öne çıkan isimleri
tanımak amacıyla veriliyor. Etkinlik, diplomatik ilişkileri güçlendirmeyi ve
uluslararası işbirliğini artırmayı hedefleyen seminerler ve iş değişim
programlarıyla destekleniyor.
Öne Çıkan Katılımcılar ve
Onur Konukları
Bu yılki etkinliğin baş
konukları arasında, Ferhat Süleyman Çınar ve Naveen Chandra Joshi dikkat çekti.
Ödül töreninde, Türkiye ve Hindistan arasındaki sosyoekonomik ve kültürel
bağların güçlenmesine katkı sağlayan önemli isimler de yer aldı. Özellikle Türk
ve Hint sanatçılar, iş insanları ve kültürel elçiler, iki ülke arasında barış ve
işbirliğini teşvik etmek amacıyla bir araya geldi.
Sosyoekonomik ve Kültürel
Bağlar Güçleniyor
BM Küresel Mükemmellik
Ödülleri, uluslararası düzeydeki başarıları tanımanın yanı sıra, sosyoekonomik
kalkınma ve kültürel değişim yoluyla barış inşasında etkili bir platform sundu.
Özellikle Türkiye ve Hindistan arasındaki kültürel etkileşim, sanat ve ticaret
yoluyla derinleşti. Turkan Travels gibi Türk şirketleri, Hindistan ve Pakistan
ile turizm alanında gösterdikleri başarılı çalışmalar nedeniyle ödüle layık
görüldü.
Küresel Barış İçin
Diplomasi ve Kültürel Etkinlikler
Dr. Barkhaa Versha,
Birleşmiş Milletler Küresel Barış Konseyi Başkanı olarak, etkinlikte yaptığı
konuşmada, sanat ve kültürün barış inşasındaki birleştirici gücüne dikkat çekti.
Dr. Versha, Türkiye ve Hindistan arasında güçlü kültürel bağlar kurmanın barış
sürecinde ne kadar önemli olduğunu vurguladı. Ayrıca, Sufi kültürünün, her iki
ülkenin ortak mirası olarak, gelecekteki etkinliklerde daha fazla tanıtılacağını
ifade etti.
Genç Nesillerin Barışa
Katkısı
Dr. Versha’nın
liderliğinde, Birleşmiş Milletler Küresel Barış Konseyi genç nesillerin barış
süreçlerine daha fazla dahil edilmesini teşvik eden projelere öncülük ediyor.
Gençlik liderlik programları, kültürel değişim projeleri ve barış konferansları
gibi etkinliklerle gençlerin, barış inşasında aktif rol almaları hedefleniyor.
Bu girişimler, geleceğin liderlerini barış elçileri olarak yetiştirmeyi
amaçlıyor.
Gelecek Planları ve
Uluslararası İşbirliği
Dr. Versha, Türkiye ve
Hindistan arasındaki kültürel işbirliğinin gelecek yıllarda daha da artacağını
ve özellikle turizm, sanat ve ticaret alanlarında daha fazla etkinliğin
planlandığını belirtti. Ayrıca, BM Küresel Barış Konseyi’nin dünya barışını
güçlendirme misyonu çerçevesinde Türkiye’de daha fazla proje gerçekleştirmeyi
planladığını söyledi.
Ödüller ve Diplomatik
İlişkiler
Ödül töreninde Türkiye,
Hindistan, İspanya ve Afrika’dan birçok seçkin isim ödül aldı. Ahmet Yaşar
Akkaya, Jose Antonio Sanchez Marín, Yılmaz Parlar, Mustafa Akçey, Dr. Muhammed
Manzoor Abdul Salam gibi önemli isimler, ödül sahipleri arasındaydı. Bu isimler,
ülkeler arasındaki diplomatik ilişkileri geliştirmek ve sosyoekonomik kalkınmayı
desteklemek için önemli katkılarda bulunuyor.
Ödül
sahipleri listesinde ayrıca, Turkan Travels (Türkiye'de Tüm Hindistan ve
Pakistan Turizmi ile İlgilenen En İyi Turizm Şirketi) için ödül alan önemli
isimler de vardı.
Toplantıda
konuşma gerçekleştiren GM Global Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kaya ve
Prof. Dr. Murat Kasımoğlu projeleri hakkında bilgiler verdiler.
Ahmet
Kaya, "Pandemi Bizi
Yavaşlattı Ama Global Yardım Projeleriyle Güçleniyoruz"
Hilton İstanbul Bakırköy’de
düzenlenen Birleşmiş Milletler Küresel Barış Konseyi etkinliğinde, GM Global
Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Kaya, pandeminin yarattığı zorlukları ve
şirketinin uluslararası sosyal yardım projelerine olan katkılarını
vurguladı.
Ahmet Kaya, konuşmasında
markasının hayatındaki önemini ve Türkiye ile gerçekleştirdiği işbirliklerine
değindi. Pandemi sürecinde yaşanan yavaşlamaya rağmen, yeni organizasyonlar ve
projelerle dünyanın çeşitli yerlerinde düzenledikleri törenlerden elde ettikleri
gelirlerle uluslararası sosyal yardım projelerine destek verdiklerini belirtti.
Türkiye'de gerçekleştirdikleri işbirliklerine duyduğu minnettarlığı ifade eden
Kaya, etkinliğe katılanlara teşekkür ederek konuşmasını sonlandırdı:
"Türkçe öğreniyorum ve bu
organizasyona değer kattığınız için sizlere şeref verdiniz, teşekkür
ediyorum."
Prof.
Dr. Murat Kasımoğlu,
"Küresel İşbirlikleri ve Yeni Liderliklerle Geleceğe Umutla
Bakıyoruz"
Prof. Dr. Murat Kasımoğlu,
etkinlikte yaptığı konuşmada, küresel sistemin karşılaştığı büyük sorunlara
değinerek, stratejik işbirliklerinin ve genç liderliklerin önemine dikkat çekti.
Özellikle Hindistan’ın bu süreçteki katkılarının ve Türkiye'nin bölgesel ve
küresel barışa olan önemli katkılarının altını çizdi.
Kasımoğlu, Türkiye’nin
turizm alanındaki projelerinin gelişmekte olan ülkelerden gelen öğrencilerle
desteklendiğini belirtti. Küresel sisteme katkı sağlayacak işbirliklerinin
önemine vurgu yaparken, dijital dünyada liderliğin güçlendiği bir dönemde genç
liderliklere büyük ihtiyaç olduğunu vurguladı.
"Bugün dünya genelinde
yoksulluk ve göç gibi küresel sorunlarla mücadelede ortak bir strateji
geliştirmek son derece önemli. Türkiye’deki iş insanları, akademisyenler ve
sivil toplum kuruluşları olarak bu alandaki işbirliklerini güçlendirmeye
hazırız," diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Gala Yemeği ve Ağ Kurma
Fırsatları
Ödül töreni, katılımcılar
için hem resmi hem de gayrı resmi bağlantılar kurma fırsatları sundu. Gala
yemeği ile birlikte, sosyo-ekonomik işbirliği ve kültürel değişim programları
üzerine verimli tartışmalar gerçekleşti. Etkinlik, tüm katılımcılar tarafından
büyük bir başarı olarak değerlendirildi ve bu tür girişimlerin devam etmesi için
güçlü bir talep dile getirildi.
Birleşmiş Milletler Küresel
Barış Konseyi ve BM Küresel Mükemmellik Ödülleri, İstanbul’da uluslararası barış
ve işbirliği adına önemli bir adım oldu. Gelecekteki etkinliklerin dünya
barışına katkıda bulunma potansiyeli, katılımcılar arasında büyük bir heyecan
yarattı.
Türkmenistan İstanbul Konsolosluğunda Mahtumkulu Firaki Etkinliği
Türkmenistan’ın Türkiye Başkonsolosu Muhammetnur Ovezov ev sahipliğinde Mahtumkulu Firaki’nin 300. yıl anısına etkınlık düzenledi.
Türkmenistan Konsolosluğu, büyük şair ve düşünür Mahtumkulu Firaki'yi anmak ve onun mirasını gelecek nesillere taşımak için çocuklara yönelik bir şiir yarışması düzenledi. Bu anlamlı etkinlik, Türkmen edebiyatının değerli ismi Mahtumkulu Firaki'nin ölüm yıl dönümü vesilesiyle düzenleniyor. Firaki, sadece Türkmen edebiyatının değil, dünya edebiyatının da önemli isimlerinden biri olarak kabul edilir. Onun eserleri, derin düşünceleri ve duygusal derinliğiyle okuyucuları etkilemeye devam ediyor.
Bu yarışma, çocukların şiir yazma becerilerini geliştirmelerini teşvik etmek ve onları edebiyat mirasının bir parçası olmaya yönlendirmek amacıyla düzenleniyor.
Mahtumkulu Firaki'nin eserlerinden esinlenen çocuklar, kendi duygularını ve düşüncelerini ifade etme fırsatı bulacaklar. Bu sayede, genç kuşaklar, Türkmen edebiyatının zengin geleneğini yaşatmanın ve gelecek nesillere aktarmanın önemini daha iyi anlayacaklar.
Yarışmanın düzenlenmesi, Türkmenistan'ın edebiyat ve kültür alanındaki zengin mirasını ve değerlerini koruma ve gelecek nesillere aktarma kararlılığının bir göstergesi olarak da değerlendiriliyor.
Bu yarışma, Mahtumkulu Firaki'nin unutulmaz eserlerini ve fikirlerini gelecek nesillere taşırken, Türkmen edebiyatının ve kültürünün de yaşatılmasına vesile olacak.
15 Mayıs 2024 Çarşamba günü Türkmenistan İstanbul Konsolosluğunda gerçekleşen etkinliğe bilim insanları, Türkiye’nin ünlü yazarları ve tanınmış isimleri, Türkmen diasporasının temsilcileri, öğrenciler ve medya katıldı.
Türkmenistan’ın Türkiye Başkonsolosu Muhammetnur Ovezov açılış konuşmasında, ülkenin bağımsızlık yıllarında çeşitli alanlarda elde ettiği başarıları katılımcılara aktardı.
Mahtumkulu’nun ölümsüz mirasının Türkmenistan ve diğer birçok devletin kültürü üzerindeki önemli etkisine de dikkat çekti.
Türkmenistan’ın Türkiye Başkonsolosu Muhammetnur Ovezov bu etkinliğin, çocuklara edebiyat ve kültürün değerini kavratmanın yanı sıra, Mahtumkulu Firaki'nin önemli eserlerini de tanıtmak için bir fırsat olduğunu vurguladı.
Firaki'nin kaleme aldığı şiirler, Türkmen halkının duygularına tercüman olmanın yanı sıra, evrensel bir insanlık mesajını da taşıdığını dile getirdi.
Bu yarışma, Firaki'nin ruhunu ve mirasını yaşatmanın yanı sıra, çocukların sanata ve edebiyata olan ilgisini artırarak kültürel bir bilinç oluşturmayı hedeflediğini açıkladı.
Ayrıca Başkonsolos Ovezov bu tür etkinliklerin, gençlerin sanata ve kültüre olan ilgisini artırmanın yanı sıra, ulusal kimliğin korunması ve kültürel zenginliğin gelecek kuşaklara aktarılmasına da önemli katkılar sağladığını belirtdi.
Daha sonra genç öğrenciler, büyük Türkmen şairi Mahtumkulu Firaki’nin şiirlerini okudu ve şairin eserlerinin torunları üzerindeki silinmez etkisinden bahsetti.
Konuklar ayrıca Mahtumkulu Firaki’nin hayatı ve eserlerine adanmış, eserlerinin yer aldığı yayınların, Türkmen milli giyim örneklerinin ve uygulamalı sanat ürünlerinin yer aldığı resim sergisinide ziyaret etti.
Mahtumkulu Firaki hakkında kaynaklara göre;
Türkmenistan'ın büyük şairi ve düşünürü Mahtumkulu Firaki, 18. yüzyılda yaşamış bir şair, düşünür ve Tasavvuf inançlarını benimseyerek kendini Tanrı'ya adamış mutasavvıftır. Türkmen edebiyatının en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Eserlerinde aşk, doğa ve insanlık konularını işleyen Firaki, Türkmen halkının kültürel mirasında önemli bir yere sahiptir. Şiirleri ve düşünceleriyle Türkmenistan'ın ve dünya edebiyatının unutulmaz isimleri arasında yerini almış olan Mahtumkulu Firaki, bugün de Türkmen halkı tarafından büyük bir saygıyla anılmaktadır.
Türkmenistan'ın uluslararası kulvarda en değerli ödüllerinden biri olarak kabul edilen Uluslararası Mahtumkulu Ödülü, şairin adını taşımaktadır.Bununla birlikte, 1931'de kurulan Türkmen Devlet Üniversitesi'ndeki Dil ve Edebiyat Enstitüsü'ne şairin adı verilmiştir.
Asıl adı Mahtumkulu olan şair, şiirlerinde kullandığı Firaki mahlası sebebiyle Mahtumkulu Firaki olarak bilinmektedir. Türkmenler hakkında sosyal ve politik şiirler yazmıştır. Türkmen şairlerin önde gelenlerinden biri olarak kabul edilmektedir.
Firaki, bir kaynağa göre yaklaşık 1724 ya da çeşitli kaynaklarca 1733 yılında, İran'ın Gülistan Eyaleti'nin Günbed-i Kavus şehrinin Hacı Kavuşan köyünde doğdu. Türkmenlerin Göklen boyunun Gerkez aşiretindendir. Babasının adı Devlet Mehmet Azadi ve annesinin adı Orazgül'dür. Babasından Arapça ve Farsça dersleri aldı. İlk eğitimini doğduğu köyde alan Firaki, eğitimine; Lebap vilayetinin Halaç ilçesinin Kızılayak köyünde bulunan İdris Baba Medresesi'nde devam etti. Buhara 'daki Göğeltaş Medresesi'ndeki eğitiminin ardından, Hive 'de yer alan Şirgazi Medresesi'nde eğitimini tamamladı.
Medreselerde aldığı şiir eğitimiyle birlikte Arapça, Farsça ve Çağatayca'yı öğrenen Firaki, konusunu gerçek hayattan alarak yazdığı şiirlerle Türkmen şairler arasında ün kazandı.
Şairliğinin yanında mutasavvıf ve düşünür de olan Firaki, çeşitli kaynaklara göre 1782 ya da 1807, diğer bir kaynağa göre yaklaşık 1797 yılında öldü. Mezarı, İran'ın kuzeybatısındaki Aktokay köyünde bulunmaktadır ve İran hükûmeti tarafından anıt mezara dönüştürülmüştür.
Şairliği
Firaki, şiirlerinde; dini motifler, Muhammed ve diğer peygamberlere duyulan sevgi, evrensel ve millî değerler, sosyal dengesizlik, insanın hayatı ve toplumsal olayları kapsayan konuları, sade ve yaşadığı dönemin halk diliyle anlaşılır bir şekilde dile getirmiştir. Hemen hemen tüm şiirlerinde Türkmenleri birlik ve beraberliğe, bir devlet ve bir bayrak etrafında toplanmaya davet etmiş, insanları iyiliğe ve doğruluğa ulaşması gerektiğini savunmuştur. Kendi rüyasında dokuz kere bade içmesinden dolayı Türkmenler tarafından kendisine "Haktan içen şair" de denilmektedir.
Firaki, şiirlerinde Ahmet Yesevi'yi ustası olarak kabul etmiş, kendisinden önceki mutasavvıflardan yararlanarak eserlerini ortaya koymuştur.