25 Eylül 2026 Cuma

Ukrayna Bağımsızlık Günü 2026-Yılmaz Parlar


 

  

Ukrayna Bağımsızlık Günü İstanbul’da Savaşın Gölgesinde Barış ve Dayanışma Mesajlarıyla Kutlandı

 “Biz Buradayız”, Ukrayna’nın 35. Bağımsızlık Yılında İstanbul’dan Barış ve Dayanışma Mesajı

Ukrayna, Rusya ile devam eden savaşın ağır koşullarına rağmen bağımsızlık gününe olan bağlılığını İstanbul’da güçlü bir şekilde ortaya koydu.

Ukrayna’nın bağımsızlığının 35. yılı dolayısıyla düzenlenen resepsiyonda verilen mesajların merkezinde yalnızca bağımsızlık ve egemenlik değil, barışa duyulan özlem, savaşın insanlık üzerindeki ağır bedeli, dayanışma ve geleceğin yeniden inşası vardı.

Savaşın ortasında bir bağımsızlık gününü kutlamanın, Ukrayna halkı açısından sıradan bir diplomatik etkinliğin çok ötesinde anlam taşıdığı vurgulanırken, Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Georgy Filatov ve Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelyal Enverovych, ülkelerinin geleceğine ilişkin kararlılıklarını ve adil, kalıcı bir barış arzusunu dile getirdi.

İstanbul’daki resepsiyon, Ukrayna’nın bağımsızlığına yönelik güçlü bağlılığın yanı sıra savaşın sona erdirilmesine yönelik özlemin de uluslararası diplomasi ve dostluk ortamında ifade edildiği anlamlı bir buluşmaya dönüştü.

İstanbul’da Ukrayna’nın 35. Bağımsızlık Yılı

Ukrayna İstanbul Başkonsolosluğu tarafından 24 Eylül 2026 Perşembe günü, Pullman Istanbul Hotel & Convention Center’da düzenlenen resepsiyonda, Ukrayna’nın bağımsızlığının 35. yılı kutlandı.

Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Georgy Filatov ve eşi Galina Filatova, davetlileri kapıda karşılayarak resepsiyon boyunca konuklarla yakından ilgilendi.

Resepsiyona başta Ukrayna Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelyal Enverovych, Fener Rum Patrikhanesi’nin Lideri Patrik Bartholomeos, Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı Başkanı, Fahri Konsolos, diplomat ve sivil toplum lideri Dr. Akkan Suver, Pullman Istanbul Hotel & Convention Center sahibi Bülent Saruhan Saraylı olmak üzere çok sayıda ülkenin konsolosları, diplomatlar, akademisyenler, sanat dünyasının temsilcileri, iş insanları ve seçkin davetliler katıldı.

Gecenin sunuculuğunu Taras Buzdygan üstlendi.

Saygı duruşunun ardından Türkiye ve Ukrayna milli marşları seslendirilirken, sanatçılar Solomiya Yavuz ve Natali Deniz, güçlü yorumlarıyla milli marşlara eşlik etti.

“Biz Buradayız”

Gecenin en dikkat çekici mesajlarından biri Ukrayna İstanbul Başkonsolosu Georgy Filatov tarafından verildi.

Ukrayna’nın 35. bağımsızlık yılını savaş koşullarında kutladıklarını belirten Filatov, ülkesinin özgürlüğünü, egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve kendi geleceğini belirleme hakkını savunmaya devam ettiğini söyledi.

Savaşta hayatını kaybeden Ukraynalıları ve tüm masum savaş kurbanlarını saygıyla anan Filatov, konuşmasının en güçlü bölümünde Ukrayna’nın yaşadığı bütün zorluklara rağmen dünyaya verdiği mesajı şu sözlerle ifade etti:

“Biz buradayız.”

Filatov, Ukrayna’nın mücadele ettiğini, çalıştığını, ürettiğini, yeniden inşa ettiğini, çocuklarını büyüttüğünü ve geleceğe umutla baktığını vurguladı.

Bu sözler, savaşın bütün yıkıcılığına rağmen Ukrayna’nın bağımsızlık gününe sahip çıkma iradesinin de sembolü oldu.

“Biz Barış İstiyoruz, Ancak Kalıcı Bir Barış”

Başkonsolos Filatov’un konuşmasında en güçlü başlıklardan biri ise barış çağrısıydı.

Ukrayna’nın ciddi ve sonuç odaklı müzakerelere hazır olduğunu belirten Filatov, Karadeniz de dahil olmak üzere ateşkes konusunun görüşülebileceğini ifade etti.

Ancak Ukrayna açısından ateşkesin karşılıklı, gerçek ve uygulanabilir olması gerektiğini belirten Filatov, “Biz barış istiyoruz. Ancak istediğimiz barış, kalıcı bir barıştır.” mesajını verdi.

Bu mesaj, savaşın yalnızca cephede değil, toplumların geleceğinde ve milyonlarca insanın hayatında yarattığı ağır sonuçlara dikkat çekmesi açısından resepsiyonun en önemli başlıklarından biri oldu.

Çünkü savaşın geride bıraktığı en ağır tablo yalnızca yıkılan binalar değildir. Kaybedilen hayatlar, parçalanan aileler, yerinden edilen insanlar, çocukların geleceğine ilişkin kaygılar ve toplumların hafızasında açılan yaralar, savaşın insanlık açısından neden ağır bir bedel olduğunu her gün yeniden hatırlatmaktadır.

Bu nedenle İstanbul’daki resepsiyonda bağımsızlık coşkusu ile barış özlemi aynı çatı altında buluştu.

Türkiye’ye Teşekkür

Georgy Filatov, Ukrayna’nın yanında duran ve adil, kalıcı bir barışın sağlanması yönünde çaba gösteren Türkiye’ye, Türk halkına ve Türkiye’nin liderliğine teşekkür etti.

Filatov ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler’de yaptığı açıklamalarda Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne verdiği desteğe özel olarak teşekkür ederek, Türkiye’nin diplomatik çabalarının Ukrayna açısından önemli olduğunu ifade etti.

Ukrayna’nın barış görüşmelerinin kolaylaştırılması konusunda Türkiye’nin rolünü takdir ettiğini belirten Filatov, özellikle Karadeniz’de güvenli seyrüsefer ve ateşkes konularında Türkiye’nin girişimlerinin önemine dikkat çekti.

Büyükelçi Nariman Dzhelyal Enverovych: “Ukrayna-Türkiye Ortak Görevleri Paylaşıyor”

Ukrayna Ankara Büyükelçisi Nariman Dzhelyal Enverovych de konuşmasında Türkiye-Ukrayna ilişkilerinin yalnızca savaş ve güvenlik başlıklarıyla sınırlı olmadığını vurguladı.

Enverovych, Ukrayna ile Türkiye’nin ortak çıkarların yanı sıra birlikte çözebilecekleri somut görevleri de paylaştığını söyledi.

Türkiye’nin Ukrayna’nın egemenliği ve toprak bütünlüğüne yönelik desteğini takdir ettiklerini belirten Büyükelçi, İstanbul’un daha önce önemli diplomatik görüşmelere ev sahipliği yaptığını hatırlatarak, Türk diplomasisinin adil ve kalıcı bir barışa ulaşılması çabalarında önemli bir rol oynayacağına ilişkin beklentisini dile getirdi.

Büyükelçi Enverovych ayrıca diplomatik girişimlerin güvenliği sağlayacak somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

Karadeniz İçin Ortak Mesaj

Büyükelçi Nariman Dzhelyal Enverovych’in konuşmasında Karadeniz özel bir yer tuttu.

Ukrayna açısından güvenli deniz ulaşımının, deniz ihracat koridorunun istikrarlı işlemesinin ve gıda ürünlerinin dünya pazarlarına ulaştırılmasının büyük önem taşıdığını belirten Enverovych, Türkiye’nin sivil gemilerin güvenliğini sağlama yönündeki çabalarına destek verdiklerini söyledi.

Ukrayna’nın deniz ve kritik altyapıya yönelik saldırıların durdurulmasına yönelik karşılıklı ve güvenilir düzenlemelere hazır olduğunu ifade eden Büyükelçi, bu düzenlemelerin karşılıklı uygulanması ve etkili mekanizmalarla izlenmesi gerektiğini belirtti.

Savaşın Ötesinde Bir Ortaklık

Resepsiyonda savaş ve barış başlıklarının yanı sıra Türkiye-Ukrayna ekonomik ilişkilerinin geleceği de öne çıktı.

Büyükelçi Enverovych, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın savaş ve barış meselelerinin çok ötesine geçtiğini belirterek, Serbest Ticaret Anlaşması'nın oluşturduğu fırsatlara ve insansız teknolojiler alanındaki iş birliği potansiyeline dikkat çekti.

Ukrayna’nın ileri teknolojilerin geliştirilmesi ve kullanılması konusunda savaş sırasında önemli bir deneyim kazandığını belirten Enverovych, bu deneyimi Türk ortaklarıyla paylaşmaya hazır olduklarını ifade etti.

Ortak üretim, teknoloji transferi ve yeni endüstriyel projeler için önemli bir potansiyel bulunduğunu belirten Büyükelçi, Türk şirketlerini Ukrayna’nın yeniden inşa sürecinde daha aktif rol almaya davet etti.

“Ukrayna’nın Geleceğini Birlikte İnşa Edelim”

Başkonsolos Georgy Filatov da ekonomik ilişkilerin önemine dikkat çekerek, Ukrayna’nın yalnızca destek verilmesi gereken bir ülke olmadığını, aynı zamanda güçlü bir iş birliği ortağı olduğunu vurguladı.

Filatov, Türkiye ile ikili ticaret hacminin 10 milyar dolara ulaştırılması hedefini dile getirirken, Ukrayna’nın yeniden inşa sürecinde altyapı, enerji, teknoloji, sanayi, lojistik ve güvenlik alanlarında önemli fırsatlar bulunduğunu belirtti.

Türk şirketlerinin Ukrayna’da yatırım ve üretim gerçekleştirdiğini hatırlatan Filatov, Baykar ve diğer Türk şirketlerini bu iş birliğinin önemli örnekleri arasında gösterdi.

İş dünyasına yönelik mesajını ise şu ifadelerle özetledi:

“Ukrayna’nın geleceğini birlikte inşa edelim.”

Filatov, yatırım ve ortaklıkların savaşın sona ermesini beklemeden bugünden kurulabileceğini belirtti.

Dayanışma Müzayedesi Ukraynalı Çocuklar İçin

Resepsiyon kapsamında düzenlenen yardım müzayedesinden elde edilecek gelirin, Ukraynalı çocuklara destek sağlayan Misto Dobra – İyilik Şehri yardım kuruluşuna aktarılacağı açıklandı.

Bu girişim, gecenin diplomatik boyutunun yanında insani dayanışma yönünü de öne çıkardı.

Başkonsolos Filatov ayrıca Fener Rum Patrikhanesi’ne, diplomatik misyon temsilcilerine, uluslararası dostlara, Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu’na, Kırım Tatar halkına, Ukrayna toplumuna ve diasporasına Ukrayna etrafında gösterdikleri birlik ve dayanışma nedeniyle teşekkür etti.

Katkı Sağlayanlara Teşekkür

Georgy Filatov konuşmasında gecenin gerçekleşmesine katkı sağlayan isim ve kurumlara da teşekkür etti.

Bu kapsamda Pullman ve Saruhan Saraylı, Baykar Makina ve Haluk Bayraktar, Doğuş Grubu, Günsel, DEİK Türkiye-Ukrayna İş Konseyi, Yuri Dimçioğlu, fahri konsoloslar, Mehmet Işık ve Görkem Şehsuvar başta olmak üzere tüm sponsor ve iş ortaklarına teşekkürlerini iletti.

Ukrayna'da yaşananları dünyaya aktaran gazeteci Deniz Berktay ile sanatçılara, sunucu Taras Buzdygan'a ve organizasyon ekibine de ayrıca teşekkür edildi.

Müzik, Gastronomi ve Dostluk Aynı Gecede Buluştu

Başkonsolos Georgy Filatov ve Büyükelçi Nariman Dzhelyal Enverovych’in konuşmalarının ardından, gecenin duygusal atmosferini Ukrayna müziğinin hüznü ve derinliği yansıtan ezgiler tamamladı.

Solomiya Yavuz ve Natali Deniz’in milli marşlardaki performanslarının ardından Ukrayna müziğinden iki eser seslendirildi.

Konuşmaların ardından davetlilere Ukrayna mutfağının seçkin lezzetleri ikram edildi. Konuklar, resepsiyon boyunca Ukrayna kültürünü ve gastronomisini yakından tanıma fırsatı bulurken, gece hatıra fotoğraflarının çekilmesiyle sona erdi.

Bağımsızlık, Barış ve Gelecek

İstanbul’daki Ukrayna Bağımsızlık Günü resepsiyonu, savaşın gölgesinde geçen bir dönemde bağımsızlığa bağlılığın güçlü bir ifadesi olurken, gecenin en anlamlı mesajı savaşın sonsuza kadar sürmemesi ve barışın kalıcı hale gelmesi yönündeki özlem oldu.

Ukrayna’nın bağımsızlık gününü savaş koşullarında dahi kutlaması, ülkenin kendi geleceğine ilişkin iradesini koruma kararlılığının sembolü olarak öne çıktı.

Ancak gecenin bütün mesajları aynı gerçeğin etrafında birleşti: Savaşın kazananı ne kadar tartışılırsa tartışılsın, insanlığın kaybettikleri asla geri getirilemiyor.

Hayatını kaybeden insanların, evlerinden ayrılmak zorunda kalan ailelerin ve geleceği belirsizlik içinde büyüyen çocukların yaşadığı acılar, savaşın en ağır yüzünü oluşturuyor.

Bu nedenle İstanbul’daki resepsiyonda bağımsızlık için verilen mücadele kadar barışa duyulan özlem de güçlü biçimde hissedildi.

Gecenin sonunda Ukrayna ve Türkiye arasındaki dostluk, dayanışma ve ortak gelecek vurgusu öne çıkarken, Büyükelçi Nariman Dzhelyal Enverovych’in sözleriyle “Yaşasın Ukrayna, yaşasın Türkiye” mesajı resepsiyonun ortak dileğine dönüştü.

yilmazparlar@yahoo.com

Ukraine Independence Day

Ukraine Independence Day in Istanbul: Messages of Peace and Solidarity Amid War

“We Are Here”: Messages of Peace and Solidarity from Istanbul on Ukraine’s 35th Independence Anniversary

Despite the difficult conditions of the ongoing war with Russia, Ukraine demonstrated its strong commitment to its Independence Day in Istanbul. At the reception marking the 35th anniversary of Ukraine’s independence, the central messages went beyond independence and sovereignty, focusing on the longing for peace, the devastating human cost of war, solidarity and the rebuilding of the future.

The significance of celebrating Independence Day in the midst of war went far beyond an ordinary diplomatic gathering. Ukraine Consul General in Istanbul Georgy Filatov and Ambassador of Ukraine to Türkiye Nariman Dzhelyal Enverovych expressed their determination regarding their country's future, as well as their desire for a just and lasting peace.

The reception in Istanbul became a meaningful gathering where Ukraine's strong commitment to independence was accompanied by a powerful longing for an end to the war.

Ukraine’s 35th Independence Anniversary Celebrated in Istanbul

The reception marking the 35th anniversary of Ukraine’s independence was held by the Consulate General of Ukraine in Istanbul on Thursday, September 24, 2026, at the Pullman Istanbul Hotel & Convention Center.

Ukraine Consul General Georgy Filatov and his wife Galina Filatova welcomed guests at the entrance and personally hosted them throughout the reception.

Among the distinguished guests were Ambassador of Ukraine to Türkiye Nariman Dzhelyal Enverovych, Patriarch Bartholomew, spiritual leader of the Ecumenical Patriarchate, Dr. Akkan Suver, President of the Marmara Group Foundation for Strategic and Social Research, Honorary Consul, diplomat and civil society leader, and Bülent Saruhan Saraylı, owner of Pullman Istanbul Hotel & Convention Center.

The reception also brought together consuls general and consular representatives, diplomats, academics, representatives of the arts and culture community, business leaders and distinguished guests.

The evening was hosted by Taras Buzdygan.

Following a moment of silence, the national anthems of Türkiye and Ukraine were performed. Artists Solomiya Yavuz and Natali Deniz led the anthems with their powerful voices.

“We Are Here”

One of the evening's most striking messages came from Ukraine Consul General Georgy Filatov.

Speaking about Ukraine's 35th Independence Day being celebrated under wartime conditions, Filatov said that his country continues to defend its freedom, sovereignty, territorial integrity and right to determine its own future.

Honoring Ukrainians who lost their lives in the war and all innocent victims of the conflict, Filatov delivered one of the evening's most powerful messages:

“We are here.”

Filatov emphasized that Ukraine continues to fight, work, produce, rebuild, raise its children and look toward the future with hope.

The words became a powerful symbol of Ukraine's determination to uphold its Independence Day despite the devastation caused by war.

“We Want Peace, But We Want Lasting Peace”

One of the central themes of Consul General Filatov's speech was the call for peace.

He stated that Ukraine is ready for serious and result-oriented negotiations and is prepared to discuss a ceasefire, including in the Black Sea.

However, Filatov stressed that any ceasefire must be mutual, genuine and implementable by both sides.

“We want peace. But we want lasting peace,” he said.

The message highlighted the profound consequences of war—not only on the battlefield, but also on societies, families and millions of people whose lives and futures have been affected.

War leaves behind much more than destroyed buildings. Lost lives, separated families, displaced people, children growing up amid uncertainty and wounds left in the collective memory all demonstrate the devastating human cost of conflict.

For this reason, the Istanbul reception brought together two powerful sentiments under the same roof: the determination to preserve independence and the longing for peace.

Appreciation for Türkiye

Georgy Filatov expressed his sincere gratitude to Türkiye, the Turkish people and Türkiye's leadership for standing with Ukraine and supporting efforts toward a just and lasting peace.

Filatov also specifically thanked President Recep Tayyip Erdoğan for his statements at the United Nations and for Türkiye's support for Ukraine's sovereignty and territorial integrity.

He emphasized the importance of Türkiye's diplomatic efforts, particularly regarding the facilitation of peace talks and security and ceasefire issues in the Black Sea.

Ambassador Nariman Dzhelyal Enverovych: “Ukraine and Türkiye Share Common Tasks”

Ambassador of Ukraine to Türkiye Nariman Dzhelyal Enverovych emphasized that relations between Türkiye and Ukraine extend far beyond issues of war and security.

Enverovych stated that the two countries share not only common interests but also concrete tasks that can be addressed together.

Expressing appreciation for Türkiye's support for Ukraine's sovereignty and territorial integrity, the Ambassador recalled Istanbul's previous role in hosting important diplomatic meetings and said he expected Turkish diplomacy to continue playing an important role in efforts toward a just and lasting peace.

He also emphasized that diplomatic efforts must be supported by concrete measures capable of ensuring genuine security.

A Common Message for the Black Sea

The Black Sea was a particularly important theme in Ambassador Enverovych's remarks.

He emphasized the importance for Ukraine of safe maritime navigation, the stable operation of maritime export corridors and the uninterrupted delivery of food products to global markets.

Enverovych expressed support for Türkiye's efforts to ensure the safety of civilian vessels.

He said Ukraine is ready for mutual and reliable arrangements to stop attacks against maritime and critical infrastructure, stressing that such arrangements must be respected by both sides and supported by effective monitoring mechanisms.

A Partnership Beyond War

The future of Türkiye-Ukraine economic relations was another important theme of the reception.

Ambassador Enverovych emphasized that the strategic partnership between the two countries extends far beyond questions of war and peace, highlighting opportunities created by the Free Trade Agreement and the potential for cooperation in unmanned technologies.

He noted that Ukraine has gained significant experience in the development and use of advanced technologies during the war and is prepared to share this experience with Turkish partners.

He also pointed to significant potential for joint production, technology exchange and new industrial projects, inviting Turkish companies to take a more active role in Ukraine's reconstruction.

“Let Us Build Ukraine’s Future Together”

Consul General Georgy Filatov also highlighted the importance of economic relations, stressing that Ukraine is not only a country in need of support, but also a strong partner for cooperation.

Filatov referred to the goal of increasing bilateral trade between Türkiye and Ukraine to 10 billion dollars, emphasizing opportunities in infrastructure, energy, technology, industry, logistics and security as part of Ukraine's reconstruction.

He pointed to Baykar and other Turkish companies as important examples of Turkish investment and production cooperation in Ukraine.

His message to the business community was clear:

“Let us build Ukraine’s future together.”

Filatov emphasized that partnerships and investment projects can be developed today rather than waiting for the war to end.

Solidarity Auction for Ukrainian Children

A charity auction held as part of the reception will provide support to Misto Dobra – City of Goodness, an organization assisting Ukrainian children.

The initiative added a strong humanitarian dimension to the diplomatic gathering, emphasizing solidarity with children affected by the war.

Filatov also expressed his gratitude to the Ecumenical Patriarchate, representatives of diplomatic missions, international friends, Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu, the Crimean Tatar people, the Ukrainian community and the Ukrainian diaspora for their unity and solidarity with Ukraine.

Appreciation for Supporters

Georgy Filatov also thanked those who contributed to the organization of the reception.

Among them were Pullman and Saruhan Saraylı, Baykar Makina and Haluk Bayraktar, Doğuş Group, Günsel, DEİK Türkiye-Ukraine Business Council, Yuri Dimçioğlu, honorary consuls, Mehmet Işık and Görkem Şehsuvar, as well as all sponsors and business partners.

He also thanked journalist Deniz Berktay, who reports on developments in Ukraine to international audiences, together with the artists, host Taras Buzdygan and the entire organizing team.

Music, Gastronomy and Friendship

Following the speeches by Consul General Georgy Filatov and Ambassador Nariman Dzhelyal Enverovych, Ukrainian music added an emotional dimension to the evening with melodies reflecting the depth and melancholy of the country's musical tradition.

After leading the national anthems, Solomiya Yavuz and Natali Deniz performed two Ukrainian musical pieces.

Guests were then treated to selected dishes from Ukrainian cuisine. The reception offered an opportunity to experience Ukrainian culture and gastronomy, before concluding with commemorative photographs.

Independence, Peace and the Future

The Ukrainian Independence Day reception in Istanbul became a powerful expression of commitment to independence at a time when the country continues to face the realities of war.

At the same time, one of the evening's strongest sentiments was the longing for an end to the conflict and the establishment of lasting peace.

Ukraine's decision to celebrate its Independence Day despite wartime conditions stood as a symbol of its determination to preserve its national identity and its right to shape its own future.

Yet the messages of the evening also converged around another undeniable reality:

Whatever arguments may surround the outcome of war, the lives lost by humanity can never be restored.

The suffering of those who have lost their lives, families forced to leave their homes and children growing up amid uncertainty represents the deepest human cost of war.

For this reason, alongside the determination to defend independence, the longing for peace was strongly felt throughout the Istanbul reception.

The evening concluded with an emphasis on friendship, solidarity and a shared future between Ukraine and Türkiye.

In the words expressed by Ambassador Nariman Dzhelyal Enverovych, the final message reflected the spirit of the gathering:

“Glory to Ukraine! Long live Ukraine! Long live Türkiye!”

yilmazparlar@yahoo.com

15 Eylül 2026 Salı

Atelier Ist -Siirt Moda-Yılmaz Parlar


 

  Siirt’in Kadim Mirası Moda Ve Gastronomiyle Buluştu

“Yeniden Siirt” Koleksiyonu Basınla Paylaşıldı

Atelier Ist Aycan Öktem ve Partner Teknik Group, Siirt’in Tarihsel Motiflerini ve Gastronomisini Markalaştırma Misyonuyla Bir Araya Geldi

Siirt’in köklü tarihini, kültürel mirasını ve eşsiz lezzetlerini dünyaya tanıtma vizyonuyla yola çıkan Atelier Ist Aycan Öktem ve Partner Teknik Group, “Yeniden Siirt” koleksiyonunu düzenledikleri basın toplantısıyla tanıttı. Toplantıda, Siirt’in gastronomisi ile tekstil tasarımı iç içe geçti; yöresel lezzetler konuklara sunuldu.

Böylesine anlamlı bir misyonu üstlenen bu iş birliği, hem kültürel mirasın korunması hem de Siirt’in markalaşması adına örnek bir adım olarak öne çıkıyor.

Güneydoğu Anadolu’nun kadim şehri Siirt, bu kez moda ve gastronomi aracılığıyla dünya sahnesine taşınıyor. Atelier Ist Aycan Öktem ve Partner Teknik Group iş birliğiyle hayata geçirilen “Yeniden Siirt” koleksiyonu, Siirt’in binlerce yıllık tarihini, arkeolojik mirasını, el sanatlarını ve gastronomik zenginliklerini çağdaş bir yorumla buluşturuyor. Proje, yalnızca bir moda koleksiyonu değil; aynı zamanda Siirt’in kültürel kodlarını, kaybolmaya yüz tutmuş güzelliklerini ve yöresel lezzetlerini markalaştırma yolunda atılmış güçlü bir adım.

Gastronomi Ve Tekstil İç İçe: Siirt Lezzetleri Sahnede

Basın toplantısının en dikkat çekici unsurlarından biri, Siirt’in yöresel lezzetlerinin özenle hazırlanarak konuklara sunulması oldu. İçli köfte, cevizli sucuk, pekmezli tatlılar, Siirt’e özgü ekşi cephan kavunu ve daha birçok yöresel lezzet, gastronomi ile tekstilin iç içe geçtiği bir atmosferde ikram edildi. Bu sunum, Siirt mutfağının zenginliğini ve gastronomi turizmi potansiyelini gözler önüne serdi. Katılımcılar, Siirt fıstığının baklavada değil, kendi başına bir lezzet olarak hak ettiği yeri bulması gerektiğini vurguladı.

“Yeniden Siirt”: 56 Parçalık Koleksiyon

Siirt’in plaka numarası olan 56’dan ilhamla hazırlanan koleksiyon, 56 parça + 1 final kıyafetinden oluşuyor. Koleksiyonun tasarımcısı Aycan Öktem, her bir parçanın Siirt’in tarihsel motiflerinden, kilim desenlerinden, Güsur Höyük’ten çıkarılan fosil motiflerden ve Siirt’in mimari dokusundan izler taşıdığını belirtti. Tamamen organik kumaşlar kullanılarak hazırlanan koleksiyonda; saten, şifon, brokar, ipek ve payet gibi malzemeler yer alıyor. Kök boyalarla renklendirilen kumaşlar, sıfır atık prensibiyle üretiliyor; artan parçalar çanta ve cüzdan gibi aksesuarlara dönüştürülüyor.

Aycan Öktem, koleksiyonun lansmanını 14 Eylül Siirt’in Kurtuluş Günü’nde yapmaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Siirt’in kaybolmuş güzelliklerini yeniden yüz yüze çıkarmak istiyorum. Bu bir ahde vefa örneği” dedi. Öktem, koleksiyonun gelirinin Siirt’te okuyamayan kız çocuklarının eğitimi için kullanılacağını da sözlerine ekledi.

25 Eylül’de Cemile Sultan Korusu’nda Özel Defile

“Yeniden Siirt” koleksiyonu, 25 Eylül’de Cemile Sultan Korusu’nda gerçekleşecek özel defileyle görücüye çıkacak. Defilenin sunuculuğunu, aynı zamanda yazdığı kitabı basın mensuplarına imzalayarak hediye eden TV program yapımcısı ve sunucusu Aynur Ayaz üstlenecek. Ayaz’ın “Sakız Ağacının Gözyaşları” adlı kitabı, acıyla yoğrulan, sabırla derinleşen ve zamanla olgunlaşan bir aşkın hikâyesini şiirsel bir dille anlatıyor. Kitap, sakız ağacının kendi içine akıttığı gözyaşları metaforu üzerinden insan ruhunun derinliklerine iniyor.

Partner Teknik Group’tan 25. Yıl Gururu

Basın toplantısında, projenin ana destekçilerinden Partner Teknik Group’un 25. yıl kutlaması da gündeme geldi. Mühendislik ve endüstriyel proje sektöründe çeyrek asrı geride bırakan grup, çimento, enerji, demir-çelik ve endüstriyel tesis yatırımlarında Türkiye’yi uluslararası pazarda temsil ediyor. Group Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Öktem, 25. yıl vesilesiyle yaptığı açıklamada, dijitalleşme, veri odaklı yönetim ve sürdürülebilir mühendislik uygulamalarının yeni dönem stratejilerinin merkezinde yer aldığını vurguladı.

Siirt’in Markalaşma Yolculuğu: Önce Türkiye, Sonra Dünya

Atelier Ist Aycan Öktem ve Partner Teknik Group, Siirt’i bir marka şehir haline getirme hedefiyle yola çıktı. Projenin öncelikli amacı, Siirt’in tarihsel ve kültürel mirasını koruyarak görünürlüğünü artırmak; ardından Türkiye’ye ve dünyaya açılmak. Aycan Öktem, “Siirt’ten başlayarak önce Türkiye’ye, sonra dünyaya açılmayı hedefliyoruz. Uluslararası markalarla iş birliği yaparak Siirt’in değerlerini global ölçekte tanıtmak istiyoruz” dedi.

Bu vizyon, yalnızca tekstil ve gastronomi alanında değil; aynı zamanda kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılması, sıfır atık bilincinin yaygınlaştırılması ve yerel ekonomiyi canlandırma açısından da büyük önem taşıyor. Siirt’in kadim coğrafyası, tarihi, kültürü ve lezzetleri, çağdaş tasarım diliyle yeniden hayat buluyor.

“Yeniden Siirt”, bir şehrin hafızasını moda ve gastronomi aracılığıyla geleceğe taşıyan, toplumsal sorumluluk bilinciyle yoğrulmuş bir kültür girişimi olarak dikkat çekiyor. 25 Eylül’de gerçekleşecek defile, bu anlamlı yolculuğun en görkemli adımı olacak.

yilmazparlar@yahoo.com

Siirt’s Ancient Heritage Meets Fashion and Gastronomy

“Yeniden Siirt” Collection Shared with the Press

Atelier Ist Aycan Öktem and Partner Teknik Group Came Together with the Mission of Branding Siirt’s Historical Motifs and Gastronomy

Setting out with the vision of introducing Siirt’s deep-rooted history, cultural heritage and unique flavors to the world, Atelier Ist Aycan Öktem and Partner Teknik Group presented the “Yeniden Siirt” collection at a press conference they organized. At the meeting, Siirt’s gastronomy and textile design intertwined; local flavors were served to the guests.

This collaboration, which undertakes such a meaningful mission, stands out as an exemplary step both for the preservation of cultural heritage and for the branding of Siirt.

The ancient city of Siirt in Southeastern Anatolia is this time being carried to the world stage through fashion and gastronomy. The “Yeniden Siirt” collection, brought to life through the collaboration of Atelier Ist Aycan Öktem and Partner Teknik Group, brings together Siirt’s thousands of years of history, archaeological heritage, handicrafts and gastronomic richness with a contemporary interpretation. The project is not only a fashion collection; it is also a strong step taken toward branding Siirt’s cultural codes, its beauties on the verge of disappearing, and its local flavors.

Gastronomy and Textile Intertwined: Siirt Flavors on Stage

One of the most striking elements of the press conference was the careful preparation and serving of Siirt’s local flavors to the guests. İçli köfte, cevizli sucuk, molasses desserts, Siirt’s unique sour cephan melon and many more local flavors were served in an atmosphere where gastronomy and textile intertwined. This presentation revealed the richness of Siirt cuisine and its gastronomy tourism potential. Participants emphasized that Siirt pistachio should find its rightful place as a flavor on its own, not in baklava.

“Yeniden Siirt”: A 56-Piece Collection

Inspired by Siirt’s license plate number 56, the collection consists of 56 pieces + 1 final outfit. The designer of the collection, Aycan Öktem, stated that each piece carries traces of Siirt’s historical motifs, kilim patterns, fossil motifs unearthed from Güsur Höyük, and Siirt’s architectural texture. Prepared entirely using organic fabrics, the collection includes materials such as satin, chiffon, brocade, silk and sequins. The fabrics, colored with vegetable dyes, are produced with a zero-waste principle; the remaining pieces are transformed into accessories such as bags and wallets.

Aycan Öktem expressed her great happiness in making the launch of the collection on September 14, Siirt’s Liberation Day, saying, “I want to bring Siirt’s lost beauties back to the surface. This is an example of loyalty and fidelity.” Öktem also added that the income of the collection will be used for the education of girls in Siirt who cannot attend school.

Special Fashion Show at Cemile Sultan Grove on September 25

The “Yeniden Siirt” collection will be unveiled with a special fashion show to be held at Cemile Sultan Grove on September 25. The presentation of the fashion show will be hosted by TV program producer and presenter Aynur Ayaz, who also signed and gifted her book to members of the press. Ayaz’s book titled “Sakız Ağacının Gözyaşları” (The Tears of the Mastic Tree) tells the story of a love kneaded with pain, deepened with patience and matured over time, in a poetic language. The book delves into the depths of the human soul through the metaphor of the tears the mastic tree sheds into itself.

25th Year Pride from Partner Teknik Group

At the press conference, the 25th anniversary celebration of Partner Teknik Group, one of the main supporters of the project, was also brought to the agenda. Having left a quarter of a century behind in the engineering and industrial project sector, the group represents Turkey in the international market in cement, energy, iron-steel and industrial facility investments. Group Chairman of the Board Hüseyin Öktem, in his statement on the occasion of the 25th anniversary, emphasized that digitalization, data-driven management and sustainable engineering practices are at the center of the new era strategies.

Siirt’s Branding Journey: First Turkey, Then the World

Atelier Ist Aycan Öktem and Partner Teknik Group set out with the goal of making Siirt a brand city. The primary aim of the project is to preserve Siirt’s historical and cultural heritage and increase its visibility; then to open up to Turkey and the world. Aycan Öktem said, “Starting from Siirt, we aim to open first to Turkey, then to the world. We want to introduce Siirt’s values on a global scale by collaborating with international brands.”

This vision is of great importance not only in the fields of textile and gastronomy, but also in terms of transferring cultural heritage to future generations, spreading zero-waste awareness and revitalizing the local economy. Siirt’s ancient geography, history, culture and flavors are being revived with a contemporary design language.

“Yeniden Siirt” draws attention as a cultural initiative that carries a city’s memory to the future through fashion and gastronomy, kneaded with social responsibility awareness. The fashion show to be held on September 25 will be the most magnificent step of this meaningful journey.

yilmazparlar@yahoo.com

27 Ağustos 2026 Perşembe

GastroShow 2026 Gastronomi Vizyonundaki Kritik Rolü-Yılmaz Parlar


 

  

astroShow 2026, Türkiye’nin Gastronomi Vizyonunun Amblemi Olacak

GTD öncülüğünde gerçekleştirilecek GastroShow 2026; sürdürülebilirlik, sıfır atık, ihracat ve uluslararası iş birlikleri ekseninde Türk mutfağını küresel sahnede güçlendirecek. Derneğin, taklit girişimlere karşı sergilediği kararlı ve etik duruş, sektörde güvenin ve kalitenin simgesi olmaya devam ediyor.

GastroShow’un Türkiye Gastronomi Vizyonundaki Kritik Rolü Bir Kez Daha Vurgulandı

Gastronomi Turizmi Derneği (GTD) öncülüğünde, Turkuvaz Medya ve Rota Fuar iş birliğiyle 9–10 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Taşyapı Etkinlik Merkezi’nde gerçekleştirilecek GastroShow 2026’nın tanıtımı, Crowne Plaza Harbiye’de düzenlenen basın kahvaltısıyla yapıldı. Toplantıya GTD Başkanı Gürkan Boztepe, Rota Fuar Genel Müdürü George Panorgias, Turkuvaz Medya Genel Müdür Yardımcısı İsmail Arıcı ve UCLG-MWA Genel Sekreter Yardımcısı Ali Murat Duman katıldı. Etkinliğin mekân sponsoru Taşyapı Şişli adına Tuğçe Çotuk da hazır bulundu.

“Sıfır Atık” Temalı Dev Organizasyon

GastroShow 2026, yalnızca bir fuar olmanın ötesinde; Türkiye’nin gastronomi, turizm, üretim ve ihracat potansiyelini uluslararası arenaya taşıyan stratejik bir platform olarak konumlanıyor. Türkiye’de 4., dünyada 8. kez düzenlenecek olan etkinliğin ana teması “Sıfır Atık” olarak belirlendi. Gıda israfının azaltılması, sürdürülebilir üretim, doğal kaynakların korunması ve döngüsel ekonomi, etkinliğin ana gündem maddelerini oluşturacak.

Programda, GTD Başkanı Gürkan Boztepe tarafından Taşyapı Şişli adına Tuğçe Çotuk’a GTD rozeti takdim edilirken; Rota Fuar Genel Müdürü George Panorgias ve Mert Duman’a teşekkür belgeleri sunuldu. B2B görüşmeleriyle Türk üretici ve ihracatçıların uluslararası satın almacılarla buluşturulması hedefleniyor.

GTD Başkanı Gürkan Boztepe: “10 Yıllık Emek, Taklit Derneklerle Zedeletilmeyecek”

Basın kahvaltısında konuşan GTD Başkanı Gürkan Boztepe, derneğin 10 yılı aşkın uluslararası deneyimine ve 2.000’i aşkın üye sayısına dikkat çekerek, GastroShow’un dünya çapında ulaştığı noktayı vurguladı. Boztepe, Türk mutfağının küresel görünürlüğü ve ihracat potansiyeli için yürütülen çalışmaların kararlılıkla sürdüğünü belirtti.

Boztepe, konuşmasının önemli bir bölümünde taklit dernekler konusuna da değindi:

“Ne yazık ki, bizim yıllardır emekle inşa ettiğimiz güven ve itibarı kullanarak kendine menfaat sağlamaya çalışan yapılar ortaya çıkıyor. Biz aynı alanda faaliyet gösteren derneklere karşı değiliz; asıl hassasiyetimiz, emeğimizin ve kurumsal kimliğimizin taklit edilmesidir. Bu hem etik değildir hem de hukuki süreçlerle mücadelesini veriyoruz.”

GTD Yönetim Kurulu’ndan Sert Uyarı: “Taklit, Emek Hırsızlığıdır”

GTD yönetim kurulu adına yapılan açıklamada, derneğin isim ve kurumsal kimliğinin taklit edilmesinin sektörde ciddi karışıklıklara yol açtığı belirtildi. Konuyla ilgili İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nde 2025/179 E. sayılı dosya kapsamında bilirkişi raporu alındığı ve raporda şu ifadelere yer verildiği aktarıldı:

“Gastronomi Turizmi Derneği’nin adı ve kurumsal kimliği, başkalarının kendi faaliyetlerini meşrulaştırmak veya kendilerini daha güvenilir göstermek amacıyla kullanılmaktadır. Bu durum, derneğin emeğinden ve itibarından haksız yararlanma anlamına gelir; tazminat hakları saklıdır.”

GTD yetkilileri, etik dışı bu girişimlere karşı hukuki mücadelenin kararlılıkla süreceğini ve sektörün güvenilirliğini korumak adına her türlü önlemin alınacağını vurguladı.

Uluslararası Başarı ve Gelecek Vizyonu

GTD’nin New York, Dubai, Moskova, Nepal, Burkina Faso, Romanya ve Ukrayna gibi ülkelerde gerçekleştirdiği uluslararası organizasyonlarla Türk mutfağını dünyaya taşıdığına dikkat çekilen toplantıda, GastroShow 2026’nın bu başarının Türkiye’deki en önemli buluşma noktası olacağı ifade edildi. Önümüzdeki dönemde GastroShow’un yurt dışında yeniden düzenlenmesi ve farklı ülkelerde uluslararası gastronomi buluşmaları gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Rota Fuar’dan Destek Mesajı

Rota Fuar Genel Müdürü George Panorgias ise yaptığı konuşmada, Türkiye’nin gastronomi ve turizm potansiyeline olan inancını dile getirerek, GastroShow’un uluslararası alıcılar, yatırımcılar ve sektör profesyonelleri için eşsiz bir fırsat olduğunu belirtti. Panorgias, fuarın Türkiye’nin ihracat hedeflerine doğrudan katkı sağlayacağını ifade etti.

yilmazparlar@yahoo.com

The Critical Role of GastroShow 2026 in the Gastronomy Vision

GastroShow 2026 Will Become the Emblem of Türkiye’s Gastronomy Vision

Led by GTD, GastroShow 2026 will strengthen Turkish cuisine on the global stage, focusing on sustainability, zero waste, exports, and international collaborations. The association’s determined and ethical stance against imitations continues to be a symbol of trust and quality in the sector.

GastroShow 2026 Will Become the Emblem of Türkiye’s Gastronomy Vision

Led by the Gastronomy Tourism Association (GTD), in collaboration with Turkuvaz Media and Rota Fair, GastroShow 2026—taking place on October 9–10, 2026, at İstanbul Taşyapı Event Center—was introduced at a press breakfast held at Crowne Plaza Harbiye. The event saw the participation of GTD Chairman Gürkan Boztepe, Rota Fair General Manager George Panorgias, Turkuvaz Media Deputy General Manager İsmail Arıcı, and UCLG-MWA Deputy Secretary General Ali Murat Duman. Tuğçe Çotuk, representing the venue sponsor Taşyapı Şişli, was also in attendance.

A Major “Zero Waste” Themed Event

GastroShow 2026 is positioned as far more than a fair; it is a strategic platform carrying Türkiye’s potential in gastronomy, tourism, production, and exports to the international arena. The event, held for the 4th time in Türkiye and the 8th time globally, has “Zero Waste” as its main theme. Key agenda items include reducing food waste, sustainable production, protecting natural resources, and the circular economy.

During the program, GTD Chairman Gürkan Boztepe presented a GTD pin to Tuğçe Çotuk on behalf of Taşyapı Şişli, while certificates of appreciation were given to Rota Fair General Manager George Panorgias and Mert Duman. Through B2B meetings, the aim is to connect Turkish producers and exporters with international buyers and forge new trade links.

GTD Chairman Gürkan Boztepe: “10 Years of Effort Will Not Be Undermined by Imitation Associations”

Speaking at the press breakfast, GTD Chairman Gürkan Boztepe highlighted the association’s over 10 years of international experience and membership exceeding 2,000, emphasizing the global reach of GastroShow. Boztepe stated that efforts to boost the global visibility and export potential of Turkish cuisine continue with determination.

Boztepe also addressed the issue of imitation associations:

“Unfortunately, structures have emerged that try to gain advantage by exploiting the trust and reputation we have built over years of hard work. We are not against other associations operating in the same field; our main sensitivity is the imitation of our labor and corporate identity. This is both unethical and something we are fighting through legal processes.”

GTD Board’s Strong Warning: “Imitation Is Theft of Labor”

In a statement on behalf of the GTD Board, it was noted that imitation of the association’s name and corporate identity causes serious confusion in the sector. An expert report was obtained in the case file numbered 2025/179 E. at the İstanbul 1st Civil Court for Intellectual and Industrial Rights, which stated:

“The name and corporate identity of the Gastronomy Tourism Association are being used by others to legitimize their activities or present themselves as more reliable. This constitutes unfair exploitation of the association’s labor and reputation; all rights to compensation are reserved.”

GTD officials emphasized that legal action against such unethical initiatives will continue decisively, and all measures will be taken to protect the sector’s reliability.

International Success and Future Vision

It was noted during the meeting that GTD has carried Turkish cuisine to the world through international events in countries such as New York, Dubai, Moscow, Nepal, Burkina Faso, Romania, and Ukraine, and that GastroShow 2026 will be Türkiye’s most important gathering point for this success. Plans are also underway to re-organize GastroShow abroad and hold international gastronomy events in different countries.

Support Message from Rota Fair

Rota Fair General Manager George Panorgias expressed his belief in Türkiye’s gastronomy and tourism potential, stating that GastroShow offers a unique opportunity for international buyers, investors, and industry professionals. Panorgias noted that the fair would directly contribute to Türkiye’s export goals.

yilmazparlar@yahoo.com