23 Temmuz 2012 Pazartesi

Anikya İznik Çini-Yılmaz Parlar


Mimar Sinan Camii ve Parkı’nda, Anikya İznik Çini

İstanbul’un en büyük camilerinden biri olan Mimar Sinan Camii’ni ve Mimar Sinan Parkı’nı süsleyen İznik çinilerini Anikya İznik Çini üretti.

16. yüzyıl İznik çinisinin geleneksel tüm özellikleri korunarak üretilen Anikya İznik çinileri, caminin pencere alınlıkları, mihrabı ve minberinde yer alıyor. Pencere alınlıklarını kırmızı, kobalt ve turkuaz renklerden oluşan rumi motifler süslerken, mihrap çinisinde, kobalt zeminli bahar dalı ve minberde de mavi-beyaz üslupla dekorlanmış kobalt rumiler yer alıyor.


Mimar Sinan Parkı’na ‘çinili tematik park’

Emlak Konut tarafından inşa edilen Mimar Sinan Parkı’nı, Anikya İznik Çini 50 kişilik ekibinin özverili çabasıyla, bir ay gibi kısa bir sürede İznik çinilerle donattı. Mimar Sinan’ın eserlerini el yapımı kuvars İznik çinilerine aktararak çinili tematik park konusunda Anikya İznik Çini bir ilke imza attı.

Sanatsal ve kültürel bir kimlik kazanan parkın küratörü Nejla Anıl (Anikya İznik Çini Kurucu Ortağı) tarafından yapılan konsept çalışması ve çini tasarımlarının amacı, dünyanın en önemli yapı sanatçılarından biri olan Mimar Sinan’ın, Osmanlı-Türk mimarisine getirdiği yenilikleri, akılları zorlayacak mimari ve mühendislik çözümlerini öncelikle çocuklara ve gençlere aktarmaktır. Projenin en önemli noktası ise, Mimar Sinan eserlerinin, çoğunluğu minyatür üslubuyla dekorlanan İznik çinisi panolarını, yeni Mimar Sinan’lara ışık yakacak bilgileri içeren metinlerle tamamlamaktır.

Mimar Sinan Parkı’nı bir açık hava müzesine dönüştüren İznik çinileri, mermerden yapılmış, Osmanlı – Türk mimarisini çağrıştıran kemerli kaidelere monte edilerek, parkta yer alan kamelyaların önleri ile parkın havuz, çeşme gibi muhtelif bölümlerine konumlandırıldı.

‘İznik Çinisinde Mimar Sinan’

“İznik çinisinde Mimar Sinan” panoları, park girişinde Selimiye Camii, Elma Ağacı, Parkın Adı ve Sinan’ın hayatını anlatan panolarla başlıyor. Girişin ardından parkın ana yolunun üzerinde yer alan panolar sırasıyla, “İstanbul’un mimarı Mimar Sinan” konulu harita panosu, Şehzade Camii, Mihrimah Sultan Camileri, Rüstem Paşa Camii, Hürrem Sultan Hamamı, Kabe’nin Osmanlı Revakları, Süleymaniye Camii,  Topkapı Sarayı III. Murad Köşkü ve Selimiye Camii. Parkın orta bölümünde havuz ve çeşmenin yanında yer alan panolar; Mağlova Kemeri, Büyükçekmece Köprüsü ve Sokullu Mehmet Paşa Külliyesi Şadırvanı.




Parkın kafe bölümünde ise, aslı Topkapı Sarayı, Selimiye Camii ve Hürrem Sultan Türbesi’nde bulunan üç adet natüralist (bitkisel) üslupta panolar bulunuyor.

 Anikya İznik Çini’nin ortakları Nejla Anıl ve Sevinç Öztürk, Türkiye’de ilk defa yapılan ve teması çok güçlü olan bu parkın yeni yapılacak parklara örnek olmasını diliyor.

21 Temmuz 2012 Cumartesi

0 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlamalar-Yılmaz Parlar


KIBRIS İÇİN TEK VÜCUT

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı kutlamaları Kapsamında KKTC İstanbul Başkonsolosu Sayın Servet Dorak  İ.T.Ü Maçka Sosyal Tesisleri Havuzbaşında resepsiyon verdi.


Taksim Meydanı Atatürk Anıtı’ndaki törenin ardından, Başkonsolosluk personeli, STK,  Siyasi Parti Başkanları ve Temsilcileri, Kıbrıs Gazileri yönetimi İstanbul Garnizonunda ki Amiraller, Paşalar, Harp Akademilerinde Bulunan Türki Cumhuriyetlerine mensup  üstsubaylar, Üniversite Dekanlar ve elit konuklar resepsiyona katılarak adeta tek vücut oldular.

İftar yemeği niteliğinde olan resepsiyon İstanbul oda orkestra müzisyenlerinden müteşekkil bir grup tarafından verilen mini konserle konuklar ağırlandılar.


Başta KKTC İstanbul Başkonsolosu Sayın Servet Dorak olmak üzere Türk-Kuzey Kıbrıs Türk Ticaret Odası Derneği Yönetim Kurulu Başkanı, Kıbrıs Türk Kültür Derneği İstanbul Şubesi Saymanı Uğur Özgöker, Kıbrıs Türk Kültür Derneği  İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Bilge Eray, Muavin Konsolos Dilşad Hüdaverdioğlu, Turizm temsilcisi Zeliha Güngör, Sağlık Ateşesi Vesile Erdoğan, Eğitim ve Kültür Ataşeleri Sevgi Gürpınar, Gökcen Kubilay, Konsolos Mustafa Davulcu, Muavin Konsolos Aslı Erkmen, Ticari Ataşe Cahit Kayralsan tüm davetlilerle   özel olarak ilgilendiler. Sohbet Kıbrıs’ın geleceği üzerine yoğunlukdaydı. Beklentilerin odağı inançlı ve  ümit vericiydi.


KKTC İstanbul Başkonsolosu Sayın Dorak tarafından resepsiyonda yapılan konuşma tören konuşmasın özelliklerini taşıdı “Kahraman Kıbrıs Türk Mücahidi’nin Türk Silahlı Kuvvetleri’yle el ve gönül birliğiyle omuz omuza savaşarak, canları ve kanları pahasına gerçekleştirdikleri 20 Temmuz 1974 Mutlu Barış Harekatı’nın 38. Yıldönümünü her geçen yıl daha da büyük bir coşku ve gururla kutlamaktayız.” Kıbrıs’ın siyasi çizgisindeki ana maddeleri kısa olarak dile getirerek sözlerine devamla “Kıbrıs Türk Halkı en zor günlerinde bile hiçbir zaman umudunu kaybetmemiş, muhtaç ve çaresiz olmamış, esaret ve zulme asla boyun eğmemiştir. Anavatan Türkiye’ye olan inancı ve bağlılığıyla özgürlük mücadelesini sürdürmüş ve 1974 Mutlu Barış Harekatı ile özgürlüğüne kavuşmuştur.”Şeklinde minnetdarlığını vurguladı. 


Dorak20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramının 38. Yıldönümünü coşkuyla kutladığımız ve mübarek Ramazan ayının da ilk gününe  denk gelen bu önemli günde, güçlü ve azimli halkımızın aydınlık geleceğe umutla bakmasında her zaman en büyük desteği aldığımız Türkiye Cumhuriyeti’ne, Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerine, Kıbrıs Türk Mücahidine ve Gazilerimize sonsuz saygı ve minnetlerimizi sunar; vatan toprağını asil kanıyla sulamış, canlarını bu kutsal amaç uğruna gözlerini kırpmadan feda etmiş tüm şehitlerimizi rahmetle anıyoruz.”dedi


Kıbrıs Türk Kültür Derneği  İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Bilge Eray Kıbrıs yakın tarihtdeki olayları hatırlatan özet bir konuşma sundu.
 “20 Temmuz 1974, 38 yıl önce bugün Kıbrıs ta 1963-1974 yılları arasında 11 yıl boyunca Adada ki  Rumlar tarafından, Dünya devletlerinin ve adadaki barış gücü askerlerinin  gözleri önünde her türlü mezalimin uygulandığı Kıbrıs Türk halkının, Anavatanımızın, 1960 Antlaşmalarından doğan garantörlük haklarını kullanarak Adaya yaptığı çıkartma harekatı ile gerçek bir soykırımdan kurtarıldığı, özgürlüğüne kavuşturulduğu gündür.” Diye başladığı sözlerine  kısa bir tarihçeyle 15 Temmuz 1974 gününden itibaren sürdürdü.  

“Amaçları  Büyük idealleri ENOSİS için uyguladıkları Akridas planı ile Adadaki Türklerin topyekün yok edilmesi, Bayrak radyosu devamlı olarak Cumhurbaşkanı yardımcısı Sn. Rauf Denktaş’ın -Türkler evlerinden dışarı çıkmasınlar- mesajını 20 Temmuz 1974 sabahı Türk paraşütlerinin ve helikopterlerinin göründüğü Girne sahillerine çıkartma Türkiye Cumhuriyetinin Başbakanı Sn.Bülent Ecevit’in heyecan dolu sesi TRT radyolarından Silahlı kuvvetlerimizin adaya çıkartma harekatının başladığını bildiriyor ve adaya -Savaş için değil barış için ve yalnız Türk halkına değil, Rum halkına’da  barış götürmek için gidiyoruz- diyordu.”

Eray o günü tekrar yaşarcasına o günkü heyecanıyla konuşmasına devam etti.
 “Kıbrıs’a  Barış ve ayni zamanda fiili çözüm, 1974 Mutlu barış harekatı ile gelmiştir.38 yıldan beri Kıbrıs’ta iki halk arasında hiçbir olay yaşanmamıştır.” Vurgusuyla    15 Kasım 1983 yılında kurulan Milli benliği olan Bağımsız Egemen  Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin  yaşatılması  ve Anavatanımızın fiili garantör olarak, Türk halkının güvenliğini bu gün olduğu gibi her zaman  sağlamasıdır”. Diyerek Haklılığı gözler önüne sererek hatırlattı.   

Zehra Bilge Eray13 ocak 2012 günü vefat eden Kurucu Cumhurbaşkanımız Rauf Raif Denktaşı  rahmetle anarak, yokluğunu kalplerimizde hissederek kutlamakta olduğumuz  20 Temmuz 1974 mutlu barış harekatının 38. yıl dönümünde Milli davamıza inanan ve son nefeslerine kadar çaba gösterecek olan tüm vatandaşlarımız adına, Yüce Türk Ulusuna, Kahraman ordumuza , mehmetçiklerimize, gazilerimize, mücahitlerimize şükran ve minnetlerimizi sunar,Başta büyük kurtarıcımız Mustafa kemal Atatürk olmak üzere ebediyete intikal eden büyüklerimize, vatan uğruna canlarını veren tüm şehitlerimize mübarek ramazan gününde  tanrıdan rahmetler dilerim.”dedi.

Ayrıca Kıbrıs hakkında geçmiş tarihi günümüzün yaşamı hakkında kısa bir film izlettirildi.

yilmazparlar@yahoo.com
           

18 Temmuz 2012 Çarşamba

ÇAĞDAŞ MANKENLERİMİZ“Çağdaş Model zarif, kültürlü, kariyerli olmalı”-Yılmaz Parlar

ÇAĞDAŞ MANKENLERİMİZ
“Çağdaş Model zarif, kültürlü, kariyerli olmalı”
GOLDEN BEAUTY OF TURKEY 2012 FİNALİSTLERİ

Fethi Demirkol’un yönetim kurulu başkanlığını yaptığı F&D Grup bünyesinde yer alan F-D Medya, tarafından düzenlen Medya organizatörü Erhan Akçay’ın kurucusu olduğu Golden Beauty of Turkey yarışması, finalistler belli oldu.

Türkiye’nin en iyi manken ve modellerini seçmek için düzenlenmekte olan yarışma danışmanlığını Ruhi Danılan ve Sedat Karagöz’ün yaptığı Trend Halkla ilşkiler Nükhet Haznedar ve Leyla Taşkın’ın mükemmel organizasyon eşliğinde seçkin jürinin belirlemesiyle finalistler Maçka Park Venue'de basına ve elit davetlilere tanıtıldılar

Çağdaş Modellerimiz Mesleği son derece seçkin, güzide, eğitim kültür bilgi ve çok çalışmak sağlıklı bakımlı düzgün bir hayat olması gerektiren bir sektör olarak görmekteler.
Canlı vitrini temsil eden modellerimiz üzerinde taşıdığın hakkını verebilen tekstil sektörünün ekonominin en hassas parçası olarak kendilerini tarif ederek bilinçli olduklarını gözlemdedik.

Sektörün canlanması kaliteli ürün ile birlikte tanıtımın iyi yapılabilmesi farkındalığı artırarak çeşitli rekabet avantajlarına sunuş avantajıda eklenerek önemli bir departman olduğunun inancı içindeler.
Tüm mankenlerin birbirinde zarif ve değerli olduğu finalistlerden,
göz dolduran Damla Kandemir ve Ezgi Somuncu ile özel kısa bir söyleşi gerçekleştirdik.

Damla Kandemir, sizin hayata bakışınızını öğrenebilirmiyiz?
Hayat dolu, bardağın dolu tarafını gören neşeli sıcak kanlı biriyim dostluklara, arkadaşlıklara önem vermekteyim. En büyük idealim öğretim ve kariyerimi tamamlayıp, bilgili eğitimli kültürlü, Iyi bir model olmak.Çağdaş Model zarif, kültürlü, kariyerli olmalı.
Eğitim öğretim çok önemli değimli?
Elbette, özellikle bayanlarin tahsil hayatını tamamlamasından yanayım.
Yarışma sonucu önemli mi?
Katıldığım yarışma sonucu elbette önemli ancak yarışmaya katılmış olmak, finalistler arasında olmak buralara gelmek büyük bir başarı olarak görüyorum. Ülkeyi temsil etmek en büyük idealim.
Yarışma ortamı size ne kazandırdı?
Saygın insanlarla tanışmak, güzel nezih ortamlarda kültürel konularda sohbet fikir alış verişleri benim,için güzellikerdir tüm bunlar.
Çiçek, hayvan sevginiz?
Su sıcak günlerde beslediğim kedim kadar şanslı olmayan hayvanlara yiyecek ve su veririmbana göre bu duyarlığı herkes yapmalı.
İnsanlarla olan ilişkilerinizde neye önem verirsiniz?
İkili ilişkilerde karşılıklı özen gösterilmesi ve güvenin olması gerektiğine inanırım.
Ezgi Somuncu iş veya öğretim hakkınızda kısaca bilgi alabilirmiyiz?
İşletme bölüm öğrencisiyim, okul hayatı dışında ikinci bir yabancı dil eğitimi almaktayım, çalışma hayatımıda bu arada sürdürmekteyim. Çeşitli organizasyonlarda mesleğimle ilgili çalışmalarda yer alarak, Aileme destek sağlıyabildiğim gibi kendi ayaklarımım üstünde duracak kadar yaşam sürdürmekteyim. Öğretim, eğitim ve çalışma hayatın içinde olunca zaten normal tatminkar ve mutlu bir yaşamınız oluyor.
Yarışma hakkında düşünceniz nasıl?
Yarışmaya katılmak çok kimsenin hayali gibi gözüken yarışma sonucunun iyi olmasıyla şöhret gibi kısa süreli amaçlar değil seçkin mesleği en iyi platformlarda temsil etmek tam anlamıyla yerine getirebilmek
Netice hakkında umudunuz veya yorumunuz varmı ?
Yorum hakkında konuşmak istemem, gerekirse hak ettiğim yerde kendimi görerek, yine başka bir yarışmaya katılarak kendimden gurur
duyarım. Dilerim her şey iyi olur güzel neticelenir.
BAYAN FİNALİSTLER
Aysel Demirpolat Antalya
2. Hilal Tosun İstanbul
3. Nurcan Ertekin Bodrum
4.Fatma Elif Ozun Avusturalya
5. Damla Okuklu İzmir
6. Mine Aktay Ankara
7. Meryem Çelik İstanbul
8. Ezgi Somuncu İstanbul
9. Damla Kandemir İstanbul
10 Esra Engin İstanbul
11 Songül Örsavaş İstanbul
12 Dilan Polat Adana
13 Yasemin Sümer İstanbul
14 Sevcan Tunç İstanbul
15 Gizem Geçit İstanbul
16 Burcu İspirli İstanbul
17 Fide Birol Ankara
18 Yagmur Okuklu İzmir

Yedek Finalistler
1. Betül Sekmen İstanbul
2. Dilek Metin Almanya
Bay Finalistler
1 Erol Çetin Bursa
2 Mert Yanardağ Aydın
3 Ömer Faruk Özçıtak İstanbul
4 Yunus Emre Ekşi İstanbul
5 Murat Özbek İstanbul
6 Doğancan Aydın Tekirdağ
7 Okan Aygün İzmir
8 Berkay Çarık İzmir
9 Mete Deran Adana
10 Kadir Yoldadurmaz Kocaeli
11 Okan Koç İstanbul
12 Ufuk Gölcük Bursa
13 Murat Demirci İstanbul
14 Bekir Aşık Ankara
15 Doğacan Kelekci İstanbul
16 Ertunç Demirci Ankara
17 Selçuk Artan İstanbul
18 Kadir İskenderoğlu İstanbul

Yedek Finalistler

1. Semih Söyler Bursa
2.Mehmet Aris İstanbul
yilmazparlar@yahoo.com

16 Temmuz 2012 Pazartesi

14 TEMMUZ FRANSA BAĞIMSIZLIK GÜNÜ KUTLAMALARI-YILMAZ PARLAR HABERİ







FRANSA VE TÜRKİYE ARASINDA YENİ SAYFA AÇILIYOR.

14 Temmuz Fransa Bağımsızlık günü kutlamalarında, İstanbul Fransa Başkonsolosu Herve Magro Fransız sarayında verdikleri resepsiyonda, Türkiye Büyük elçisi Sayın Laurent Bili ile aynı duyguları paylaştıklarını iki Ülke arasında her alanda kuvvetli bağlar olacağının altını cizdi.

İstanbul Fransa Konsolosu Herve Magro resmi resepsiyonda protokol ve davetlileri kabul ettiler. Açılış konuşmasının ardından iki Ülkenin Ulusal milli marşları saygıyla söylendi. Geç saatlere kadar Fransız ve Türkçe şarkıların oluşturduğu repertuar orkestra tarafından icra edildi davetliler doyasıya dans ettiler.

Fransa Konsolosu Herve Magro yaptığı konuşmada Fransa Türkiye arası ilişkileri kuvvetlendirmek için beş yılı tamamlamış durumda oldukların dile getirrek özetle
“Henüz blanço zamanı değil ama bu günün çok iyi gelişmelerini artırma niteline karşı bildiğiniz üzere çok önemsediğimiz bu şehirde ve bu ülkede sizlerin sürekli desteği ile görevimizde özelliklede dostluğumuza ne denli güvenebileceğimizi ölçebilme imkanı buldum. Bunun için beklemeden sizlere teşekkür etmek istiyorum.”dedi

Biliyorum ki büyük elçimiz Laurent Bili,’de bu duyguları paylaşıyor. Son aylarda diretimden ötürü sizlerle bizleri birbirimize yaklaştıranların birbirimizden uzaklaşmamızı engelinden daha güçlü olduğunu inancını paylaşmak istedi.

Sayın Magro “Fransa’daki Cumhurbaşkanı seçimlerinden iki ay sonra yeni sayfa açılıyor daha şimdiden en üst düzeyde ikili pek çok temas gerçekleştirildi. Bu temaslar her iki tarafın engellere rağmen Ülkelerimiz arasında uyumlu ve dingin bir ilişki verdikleri önemi gösteriyor.” Şeklinde sözlerine devamla “Emin olunuz ki gerek Sayın büyük elçi ve ben bu bağları dahada canlandırmak için hiçbir çaba harcamıyacağız” diyerek temeli kuvvetli iki Ülke dostluk çizgisini vurguladı.

Sponsor firmalara değinerek “Gördüğünüz gibi pek çok Fransız şirket bu resepsiyonda eşlik ediyor. Bu şirketler Türkiye’nin öneminin ve geleceğe olan güvenin kanıtıdır.”

Sponsorların tamamının isimlerini okumaktantansa, gerek Türk ve Fransız şirketlerden temsil sembol isim sıraladı. Sponsor Parfüm firmasının hanımlara özel koku eşentiyonu verebileceğini, Ancak gelmeyen hanımlara göndermeyeceği espirisi sempatik tavırları atmosferin neşesini daha da artırdı.

“Bu gün dogumunun 300.ncü yil münasebetiyle Jean-Jacques Rousseau anmak istedim. Bu büyük filezofun bizlere demokrasinin hiç bir zaman elde edilmediğini ve onu korumak ve güçlendirmek için mücadele etmek gerektiğini hatırlatır. İki ülke yurtdaşları olarak bunu unutmamak bizlerin sorumluluğudur.”

Ayrıca Akademik iş birliği ile eğitimsel ve araştırmalar için gelenleri aramızdan ayrılacak olmaları nedenleri ile selamlamak istediğini ve verdikleri değerlere teşekkürlerini bildirdi. Ülkede var olmaların stratejik unsurlardır. Diyerek eğitime ve bilimsel arkeolojik araştırmaların önemine dikkat çekti.

Yaşasın Türkiye-Yaşasın Fransa sözükleri ile konuşmasını noktaladı.
Gelen davetliler arasında Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK)
Başkanı Engin Yiğitgil eşi Sevin Yiğitgil ve sinema sanatcısı ve TV dizilerden çok tanınan Derya Şen ile yaptığımız sohbet elbette sinema bu sefer sinema ekonomisi hakkında konuştuk. Günün anlamına uygun Fransa_Türkiye ortak yapım sinema yine konunun odak noktasıydı.


yilmazparlar@yahoo.com

10 Temmuz 2012 Salı

Avansas kendi özel yazılım programıyla ofis malzemeleri pazarına yeni değer getiriyor-Yılmaz Parlar


OFİS MALZEMELERİ PAZARINDA YENİ KONSEPT  

Avansas kendi özel yazılım programıyla ofis malzemeleri pazarına yeni değer getiriyor.
7.000 farklı ürünle, Şirketlerin ofis stok yükünü üstlenerek, kusursuz tedarik ihtiyacını siparişi müteakip Türkiye dahilinde 24 saat içinde teslim ederek zaman ve fiyat rekabet avantajı getirerek müşteri memnuniyetini doruk noktaya çekmeyi hedefliyor. 
Büyük, orta, küçük ölçekli şirketler, kamu kuruluşları, resmi kurumları müşteri portföyüne alarak,Hedef Pazar payı  sektörün % 35 ‘i ve 1 milyarlık ciro.

Genel Müdürlüğünü Alman asıllı Rainer Thews yaptığı Avansas hedeflerini ve sektördeki yeni değerlerini açıklamak üzere basın 10 Temmuz 2012 tarihli İstanbul Swiss Hotele bir basın toplantısı düzenledi. Basın Toplantısına Genel Müdür Rainer Thews, Satın Alma Direktörü Gökhan Kaplan, Pazarlama Müdürü Hüsamettin Beyazıt katıldı. Toplantıda Genel Müdür Rainer Thews özetle  "Avansas Ofis Market, iş modeliyle Türkiye ofis malzemeleri pazarına yeni bir soluk getiriyor. Türkiye'deki her ölçekten şirketin ofis malzemeleri temin ederken para ve zamandan tasarruf


etmelerine yardımcı oluyoruz. Müşterilerimize 8 kategoride yaklaşık 7.000 farklı ürünü sabit ve rekabetçi fiyatlara sunmakla kalmayacak, siparişlerini bir sonraki iş gününde kapılarına teslim edeceğiz.4.000 müşterimiz  olan Avansas, 3 ila 4 milyar TL arası olduğu tahmin edilen Türkiye ofis malzemeleri pazarındaki payını artıracak  Şirketimizin  2015 pazar payı hedefi % 10, satış hedefi ise 400 milyon TL üzerinde. Avansas uzun vadede ise pazar payını %35'e, cirosunu 1 milyar TL'ye yükseltmeyi hedefliyor. "dedi

9 Temmuz 2012 Pazartesi

TUNEL SENLİĞİ İKSV CAZ FESTİVALİ-YILMAZ PARLAR















İKSV CAZ FESTİVALİNDE İLGİ HIZ KESMİYOR 


40. yılını kutlayan İKSV, 2012 Caz Festivali dolu dolu programında tüm konser mekanlarıda dolu dolu. Gittikçe seyirci ilgisi daha da artıyor.
Tünel şenliği çok ilgi gördü 30 konser 19 farklı mekanda ki konserlerden gidebildiğimiz Pera Palace ve Arte İstanbul Sanat Merkezinden izlenimler.


Pera Palace Hotel balo salonunda, Gerhard Aflenzer Ve Boradway Jammers Grubu;


Gerhard Aflenzer Gerhard Aflenzer Boradway Bıgband grubunu 1995 yılında kuran Avusturyalı trompetci 6 kişilik grup Boradway Jammers ile Balo salonunda Eva Hag Martin, Martin Böhm ile sahne aldılar. Frank Sinatra Dean Martin Liza Minnelli, Marilyn Monroe, Ella Fitzgard gibi kült sanatcıların şarkılarına Pera Palace Hotel balo salonu dolduran müzikseverler non-stop dans etmeden kendilerini alamadılar.


Dans eden citlerden, çiftlerden dikkati çeken isim Tuğçe Taçkın, Uluslararası bir yarışma için yapmış olduğu müzik klibinde finale kalarak ülkemizi temsil etmişti. Yeni klip çekimlerinde, yapmış olduğu güzel figürleriyle kendi dans edecek izlenimini verdi. 


Arte İstanbul Sanat merkezi sanat bahçesinde başka bir güzellikte sanat vardı.
Sahnede Zeynep Arabacığlu yaptığı sanatsal yorumlarla bahçenin atmosfere unutulmaz değer kattı.İzleyicilerin hayranlıkla dinlediği sanatcı söylediği şarkıların anlamlarını açıkladı ve kısa bilgiler verdi.
Bölüm 1 de Ladino y Ladino –Latin Amerika’dan Bolero ve Balad türü müzikler Omara Portuondo’dan Vemle Anos (20 yıl),1930 lardan Amapola yer aldı. 


Bölüm-2 de Ladino 16 yüzyıl İspanya’dan İstanbul’a melodilere zaman zaman seyircilerde iştirak etti.


Müzik Dünyamızda 2011 yılında kaybettiğimiz Cesaria Evora’yi anma bölümü Cape Verde, Çıplak Ayaklı Diva, örneklerini sunan Zeynep Arabacığlu’unun Ladino y Ladino projede yer alan sanatcılar; Jozi levi, Alper Kağın, Çağdaş Oruç, M.alper Kılıç
Ali Tolga Demirtaş, Kerem Kırla


1991 yılından beri vurmalı çalgılar çalan, 2003 de bate Jumbo ritm grubundan sonra 2009 kurduğu bugünde devam eden brazil Project Grubu kuran, Türkiye’de Brezilya ritmleri ve müziği önde gelen üstadlarımızdan Jozi levi misafir olarak katıldığı gruba renk kattı. Zara ile İstanbul Flamenko 5’lisi CD ıkaran gitar virtüözü Alper Kağın. 
Branda with Brands grubunda yer alan İstanbul Üniversitesi Konservatuvaröğretim görevlisi Çağdaş Oruç Saksafon üflerken yaptığı melodi dalgalanmaları büyüledi.
1996 yılında Flamenco Percussion çalarak müzik hayatına atılan Multi Percussion ile Kerem Kırla İstanbul Flamenko 5’lisi La Descarya gibi projelerde yer almaktadır. 
Rotterdam Konseratuvarda müzik kariyerini devam ettiren jazz2ın yanı sıra pop,rub,funk, Latin gibi pek çok stili icra eden Ali Tolga Demirtaş Piano/Keyboords müzik direktörlügü prodüktörlük ve aranjörlük yapmaktadır. Bilgi Üniversite müzik bölümü mezunu M.alper Kılıç kontabas, baby bass ve Elektrik bas çalmaktadır. La descarga Ayhan Sicioglu &Latin All Stars da üzik icra etmektedir. 




Boğaziçi İşletme, Yüksek lisans Kurumsal yöneticilik mezunu Müziğin yanı sıra heykel sanatcısı Arte İstanbul sanat merkez kurucu ortağı. Zeynep Arabacığlu
İle konser sonrası kısa bir söyleşi gerçekleştiriyoruz.


Casaria Evans anma bölümünde bir anekdot paylaştınız. Nasıl tanıştınız.?


“Casaria Evans ile ilk tanışma 4 yıl önce konserine gittim. Ancak arka sıralarda izleyebilmiştim. Bu kadar duygu yüklü söyleyen birinin nasıl bu kadar sakin sahnedekalabiliyor diye hayret ettim. 2 yıl önce bir konser öncasi kulisinde tanıştık. Ortak lisansımız olmamasına rağmen gözlerin sıcak bakışı ile anlaştık.”


Kaç yıldır ve hangi grupla müzik yapıyorsunuz?


“10 yıldır Ayhan Sicimoğlu ve Latin All Stars grubu solistliği yapıyorım.”


Araştırmacı bir sanatcısınız. Merak nereden başladı?


“Latin müziği sözleri çok anlam ifade ediyor. Mutlaka sözlerin ve tüm müziklerin, müzisyenlerin hikayelerini araştırırım. Ladino konusunda ise tanıdığım müsevi dostlarımdan ve Müsevi kültür derneği arşivlerinden yararlandım ve yararlanıyorum.”


Yine Arte İstanbul sanat merlezinde konsere gelen dinleyiciler arasında dikkat çeken sanatcılardan yaşamının büyük bölümünü Amerika’da geçiren, Latin müzik yorumcusu Brenda Berrin Koç’u dudak bükerken görüyoruz. Geliştirdiğimiz sohbet derya derinliğinde müzik kültürümüzün bilgilerine projelerine düşüncelerine sahip olduğunu görünce söyleşi yapmaya dönüşüyor.


Sohbet anında şarkılar neden Türkçe değil, mükemmel Türkçemiz var neden anlıyabileceğimiz bir dile çevrilmiyor diyorsunuz. Biraz açıklık getirirmisiniz?


“Dilimizin bir Jazz Festivalinde neden negatif anlamda ilginc algılandıgını ve tercih edilmedigini anlamiyorum çünkü Türkce de bir edebiyat dili, olağanüstü yetenekli dünya edebıyatına güzel eserler kazandırmıs nice yazarımız var, dilimizi de bircok gelenek görenek ve alişkanlıklarımız gibi biraz hor görüyoruz, Jazz denilince rafine bir kültürü işaret ediyoruz ve her nedense Türkce bir türlü bekledigimiz sofistike Jazz temasina uymuyormuşgibi davranıyoruz.” 


Bu konuda çalışan sanatcılarımız var destek mi görmüyor?


“Evet bu alanda cok calısmış ve güzel söz ve besteleri olan sanatcılarımız var, lokal sanatcilarımızıve calışmalarinı neden Jazz Festivali kapsamında yeteri kadar destekleyemiyoruz? Eğer paralel müzikler besteleniyorsa sadece icrası Türkce diye neden bu guzel calismalar sesini duyuramiyor bu festivallerde?Merak ediyorum.”


Ancak İKSV bu projelere imza atıyor. Örnek İstanbul Projesi 


“Doğru, Marcus Miller –Okay Temiz İmer Demirer Bilal Karaman-Burhan Öçal ve Hüsnü Şenlendirici örnegini genisletmeliyiz, Yabancı ülkelerden gelen Jazz müzisyenleri de burada üretilen Jazz müzigin katılımcısiı olabilmeli Türkce söyleyen bir sanatcıya eşlik etmek gibi...”


Amerika’da uzun yıllar yaşadınız Amerika’da profesyonel müzik yaptınız. Orada nasıl bir algı var?


“Amerika'da yada dünyanın herhangi bir ülkesindeki Jazz sanatcısı/otoritesi bu müzigin hangi dilde icra edildigi ile ilgilenmez, bu bizim kendi kendimize öğretip durduğumuz amansız bir hastalık gibi nesilden nesile sandık sandık taşıdıgimız bir özgüven eksikliğinden başka bir şey değil, kuruntu yani:) “


Ülkemiz varyasyonları arasında jazz var diyorsunuz. Neler yapmalıyız?


“Turkiye bizi zaman zaman bunaltan pop muzik varyasyonlarinin yani sira cok guzel muziklerin de üretildigi zengin bir coğrafya ve bu mozaik icinde Türkce Jazz da var. Tek yapmamız gereken yurtdısından sanatcılar getirirken buradaki sanatcılari da teşvik etmek ve desteklemek, biraz izin vermek, özgürlestirmek, çünkü özgürlüğün yetmedigi yerde sanat hep kısır kalır, gelişemez, hep getirilen yabancı sanatcılara hayranlıktan ayran delisi gibi bakıp kaırız, kuruntulari derinlestirmis oluruz.”


Son dilek bu konuda?


“Dilerim bir sonraki sene IKSV ortak projelere daha çok yer verir.”


Bizim dileğimizde, seyircilerin arasında İKSV sahnelerinden birinde sizi izlemek. 


yilmazparlar@yahoo.com

7 Temmuz 2012 Cumartesi

Hans Scheib - Markus Schaller - Yunus Tonkuş, heykelleri Çırağan Palace Kempinski Heykel Galerisinde-Yılmaz Parlar Haberi



















ALMAN EKOLÜ DEV SANATCILARI
KEMPİNSKİ SANAT GALERİDE

Hans Scheib - Markus Schaller - Yunus Tonkuş, Arte İstanbul’da yaptıkları İstanbul heykelleri Çırağan Palace Kempinski Heykel Galerisinde

Çırağan Palace Kempinski Heykel Galerisi 15 Ağustos 2012’ye kadar Hans Scheib - Markus Schaller - Yunus Tonkuş heykeltıraşların oluşturduğu sergiye ev sahipliği yapıyor.

Sanatseverlere 2010 Haziran ayında kapılarını açan galeride sergilenen eserler sarayın birer sanatsal aksesuarı gibi uyumlu dizelenmiş.

Çırağan Saray Kempinski Hotel Müdürü Andrea Müegge ve Çırağan Sarayı Kültür Ataşesi Ayşe Sipahioğlu birer konuşma yaparak her zaman Sanata ve toplumsal değerlere katkıda bulunmak için destek verebileceklerini ve kültürel faaliyetlerine devam edeceklerini dile getirdiler. Sanatcılara Saray bahçesindeki çiçekler gibi güzel bir buket takdim ettiler.

Dışa vurumcu ahşap yontu geleneğinin en önemli Alman heykeltraşlar isimlerinden Hans Scheib ahşabı yontarak bir kısmınıda bronz olarak karga figürlü eserler
yapmış.

Hans Scheib gibi Alman heykeltraş sanatcı Markus Schaller, ağır metal nesneler uzerinde samimi düşüncelerini şiir gibi duygularını kabartma figürlerle mükemmel kombinasyon oluşturmuş

Markus Schaller. “yaşam bir döngüdür.” Felsefesi gibi yaşam ve ölümü simgelercesine dövülmüş çelik çemberlerin içerisinde şimdiye kadar bilinmeyen hareketlilik ve çevresel açıklıkla zenginleşen insan figürlü eserleri diğer iki sanatcıyla
farklı tarzda olsalarda uyum içerisindeler.

Almanya‘da sanat yaşamını sürdürmüş ve Arte sanatda öğrencilerine sanat eğitimleride veren Yunus Tonkuş yaptığı eserlere üç boyut verircesine derinline genişline sanat bütünlüğü sağlamış.

Grubu, "Latino y Ladino" ile birlikte Latin Bolero ve Balladlar ve Sefarad ezgilerinden olusan bir repertuar la bu sene de İstanbul Jazz Festivali'nde yer alacak olan tecrübeli yorumcu romantik sesli, Arte İstanbul sanat merkezinde verdiği konserlerle sanatseverlerin gözdesi Zeynep Arabacıoğlu, Arte İstanbul sanat merkezindeki sanatcı dostlarını yalnız bırakmıyarak sergi etkinliğin bir parçası oldu.

Ruhları çelik, minimalist spesial yüklemeli insan figürlerin veya kabartmalı şeklindeki figürlü plakalardan ahşap ve bronzdan yapılmış eserler, 1897’de kurulan 31 ülkede 73 beş yıldızlı otelden oluşan bir portföye sahip Kempinski Çırağan Palace Heykel Galerideki sergi 15 Ağustos 2012’ye kadar üçretsiz gezilebilecek.

yilmazparlar@yahoo.com

İksir Resort Town’da ramazan.-Yılmaz Parlar Haberi







İksir Resort Town’da, dolu dolu bir ibadet ayı sunuluyor.

Geleneksel Ramazanların unutulmaz tadını,
İksir Resort Town’da yaşayın

Ramazan ayı boyunca, ruhunuzu ve bedeninizi tazelemeye hazır mısınız?

Uçsuz bucaksız bin bir ton yeşilin, sarının, turuncunun, mavinin tek karede olduğu ve uçsuz bucaksız ormanların bol oksijen yüklü serin esintileri ile Ramazanın geleneksel dokusunu birleştiren İksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası’nda, unutamayacağınız bir Ramazan ayı yaşatılıyor.

Geleneksel iftar ve sahur yemekleri, yöreye özel benzersiz tatlarda yemekler, zengin iftariyelikler, yeniden gün yüzüne çıkarılan enfes tatlılar, özel gelincik şurubu ve kompostolarla zenginleştirilmiş iftar menüleri, fırından yeni çıkmış sıcacık pidelerle, böreklerle sunuluyor. . Dileyen misafirlere, damağa sunulan şölen, konağın tarihi dokusu içinde, otantik sofalarda sinilerle sunulan özel iftar yemekleri ile görsel şölene de dönüşüyor.

Sahur yemekleri ise, çocukluğunuzda yaşadığımız sahurları anımsatan ayrı bir doyum odağı oluyor.

İksir Resort Town Yaşam ve Tatil Kasabasında, sizlere Ramazan sürprizleri ile dolu dolu bir ibadet ayı sunuluyor. Türbelere ve kutsal yerlere yapılacak geziler ile Ramazan ayı zenginleştiriliyor. 1366 yılında hiç çivi kullanılmadan sadece ahşabın özel bindirme tekniği ile yapılmış olan Mahmutbey camiini tanımanız ve bazen de ibadetinizi bu çok özel camide yapabilme imkanı sağlanıyor.

Ayrıca 50’nin üzerinde aktivitenin sunulduğu İksir Resort Town Tatil ve Yaşam Kasabası’nda; ata binişten atlı safarilere, faytonla nostaljik turlardan atv turlarına, jeep safariden olta balıkçılığına kadar birçok etkinliğe katılmanın yanı sıra, havuz ve Türk hamamının ardından çeşitli masajlar ile günün yorgunluğunu atmanız da sağlanıyor.

Sakin ve huzurlu bir ortamda, müzik dinletileri veya gölet kenarında doğaya dahil olarak, iftarla sahur arasında ılık yaz gecelerinin keyfini süreceğiniz ramazan ayı özel fiyatları ile sizleri bekliyor.



Ramazan ayı konaklamalı zengin iftar ve sahur yemekleri dahil günlük kişi başı: 100 TL'den başlayan fiyatlarla

Rezervasyon:
Telefon: 0366 616 10 16
GSM: 0532 302 91 84
info@iksirresorttown.com
www.iksirresorttown.com


yilmazparlar@yahoo.com